TEKNOFEST ve SELÇUK BAYRAKTAR

Selçuk Bayraktar 2005 yılında kaydedilen bir videoda bir maket uçağı andıran dronu anlatırken; “Bu proje desteklenirse Türkiye bu konuda 5 sene içinde 1 Numara olur” diyordu. Kastettiği şey; Amerika’nın Predatorlarından, İsrail’in Heronlarından daha önde bir şeydi! Bu röportaj 13 yıl önce belki pek duyulmadı veya önemsenmedi. Fakat onun hedefleri ve idealleri vardı. O vatanını, milletini seven ve hizmet etmek isteyen biri olarak kendi öz kaynaklarıyla geliştirdiği İHA ve SİHA’ları Türkiye’nin hizmetine sundu. Hatta kendi ifadesiyle; “Siz bunları okurken 15-20 tanesi havada!”

TEKNOFEST ve SELÇUK BAYRAKTAR

Yazımıza genç bir adamın hayalinden bahsederek başladık. Siz onun kim olduğunu biliyorsunuz. Onun kurduğu hayal bu gün karşımıza Teknofest ile çıkıyor. Çünkü o ilerlemenin ve başarının ancak gençlerin hayal etmesi ile mümkün olduğuna inanıyor. Teknofest ile gençlere; “Kızım astronot olsun, oğlum uzaya gitsin, dedelerinin aklı havada olup dedelerinin izinde olanların festivali. Nuri Demirağ’ların, Vecihi Hürkuş’ların, Lagari Hasan Çelebi’lerin festivali”  diyerek hayal etmeyi öğütlüyor.

Teknofest nasıl geçti?

Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 20-23 Eylük tarihleri arasında İstanbul’un yeni havalimanında gerçekleşti.

İstanbul Havalimanı, 29 Ekim 2018 tarihinde gerçekleşen açılışından önce Teknofest’e evsahipliği yaparak adını tarihe yazdırmış oldu.

TEKNOFEST İstanbul’da 750’den fazla takım, 2000’den fazla yarışmacı teknoloji yarışmalarında kıyasıya mücadele etti. Türkiye tarihinin en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarının yanı sıra festival kapsamında Dünya Drone Şampiyonası, Hack İstanbul Siber Güvenlik Yarışması, Take-Off Uluslararası Girişim Zirvesi, dünyanın en hızlı 7 aracının yarıştığı “Yarışların Yarışı”, nefes kesen jet uçak, helikopter ve akrobasi gösterileri, THY seyahat hackatonu, dikey rüzgar tüneli, planetaryum, paraşüt atlayışları, hava araçları sergisi, simülasyon uygulamaları, teknoloji ve eğitim atölyeleri, konserler ve aktiviteler düzenlendi.

4 Günde
Yarım Milyon Ziyaretçi

T3 Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin bağımsız, müreffeh ve güçlü yarınları için milli teknoloji hamlesi hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen TEKNOFEST’i 4 günde yarım milyondan fazla kişinin ziyaret ettiğini bildirdi.

Tüm ekip ve paydaşlarıyla festivale katılan herkesi “milli teknoloji neferi” olarak gördüklerini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Yüksek teknolojinin lokomotif sanayisi havacılık ve uzay ile alakalı. Biz de ülkemiz adına, ülkemizin tüm gençlerini 7’den 70’e herkesi milli teknoloji hamlesindeki seferberliği başlatmak, gençlerimize havacılık tutkusunu aşılamak ve bu deneyimi yaşatmak için ayakları yere basmayan TEKNOFEST’i gerçekleştirdik. Çok büyük bir toplumsal fayda sağlamak amacıyla kurguladığımız TEKNOFEST’te herkes hem kendisinin hem de çocuğunun geleceği için ne doğruysa onu yapmaya çalıştı. Teknoloji sever yarım milyondan fazla insanın katıldığı festivalimiz için herkes büyük bir özveri gösterdi. Türkiye’nin yüksek teknoloji üretmesi için her şeyden önce hayal edip, araştırıp geliştirerek üretmesi gerekiyor. Tıpkı ecdadımızın yaptığı gibi. Hepimiz, ülkemizin geleceğini inşa etmek için buradayız. Bu festivali buraya katılan herkese borçluyuz. İnşallah önümüzdeki yıllarda da TEKNOFEST ve farklı etkinliklerle bu coşkuyu devam ettirerek, dünyada ülkemizin göğsünü kabartacak pek çok projeyi hayata geçireceğiz.”

Gelecekte Milyonlarca İnsan Teknofest’te
Buluşacak

T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır da TEKNOFEST’in, yüzlerce insanın alın teri ile başarıldığını vurguladı.

Türkiye tarihinin en büyük festivalini gerçekleştirdiklerini, havacılık, uzay ve teknoloji odaklı bir festival düzenlediklerini anlatan Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu festival Vecihi Hürkuşların, Nuri Demirağların, Kirkor Divarcıların izinden gidenlerin festivali, demiştik. Gördük ki milletimiz topyekun bu izi kaybetmemiş. İnşallah bundan sonra daha büyüklerini hayata geçireceğiz. Milletimiz gözünü göğe dikti. Kaybettiğimiz zamanı çok kısa zamanda kapatacağımıza inanıyoruz. Önümüzdeki yıllarda milyonlarca insan TEKNOFEST’te buluşacak inşallah. Biz yeniliklere hızlı uyum sağlayan bir milletiz. Yeter ki gençlerimizin, çocuklarımızın önü kesilmesin, onların yaptıkları çalışmalara değer verilsin bu çok önemli. Bundan böyle bu ülkede milli teknoloji hamlesi, uzay, teknoloji, bilim gündemin birinci sırasında yer alsın istiyoruz. Güçlü bir Türkiye için hep birlikte çalışalım istiyoruz.”

Gökyüzündeki Şölen

Türk Yıldızları, Solo Türk, paraşüt timi, 129 ATAK helikopteri, TB2 silahlı İHA ve Türkiye’nin ilk profesyonel milli akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk ile kızı Türkiye’nin ilk profesyonel kadın akrobasi pilotu Semin Öztürk’ün akrobasi gösterileri hayranlıkla izlendi.

Gökyüzünde harmandalı yapan Atak helikopterleri büyük alkış aldı. Coşku, heyecan ve adrenalin festival boyunca devam etti.

Sonraki Hedefimiz
İnsansız Savaş Uçağı

Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, “Türkiye’nin yurt dışına sattığı ilk uçak, milli İHA’lardı ama şimdi büyükler de yakında teslim edilecek. Onlar üretim hattında, çıkmak üzere. Şu ana kadar da 70 bin saatin üzerinde uçuş yaptı. Biz konuşurken 15-20 tanesi havada. İnşallah sonraki hedefimiz de insansız savaş uçağı.” dedi.

Selçuk Bayraktar ile Uluslararası Vuslat Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Abant Buluşmaları kapsamında gerçekleştirilen “Yeni Dünya Düzeni ve Geleceğin Haritası Konferansları” vesilesiyle bir araya gelme fırsatı yakaladık. Burada konferansın “Savunma Sanayinin Önemi ve Dünyaya Nizam Vermedeki Gücü” konulu oturumunda sunum yapan T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, İnsansız Hava Araçları (İHA), Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) ve TEKNOFEST kapsamında yapılan çalışmalar ile milli teknoloji hamlesi konularına daha detaylıca değindi.

Havacılık alanının gelişmesinde Müslüman bilim adamlarının yaptığı buluşların önemini anlatan Bayraktar, cebir ve optik alanında yapılan buluşlar, Hezarfen Ahmet Çelebi’nin kanatla uçma deneyimi ve ilk gözlem evinin Müslümanlar tarafından yapılmasının çok önemli olduğunu aktardı.

Bayraktar, bugünün havacılığının ilk ortaya çıktığı 1900’lü yılların başında Osmanlı Devletinin buna çok merak saldığına işaret ederek, hem Nuri Demirağ hem de Vecihi Hürkuş tarafından yapılan çalışmaların geliştirilemediğini belirtti.

Demirağ ve Hürkuş’un büyük kahramanlık göstererek yaptığı uçakların 1950’lerde yok edildiğini anlatan Bayraktar, “Bunların yerine bir modele montaj sanayine döndüğü görülüyor. Biz buna müsaade etmeseydik bunlar yapılamazdı. Bunlarla bir şekilde hesaplaşmalıyız. Biz bütün dünyayı aydınlatmışız bir tarafta ama bunu da yapmışız. Tabii biz o dönemdeki bu ivmeyi yakalamışken devam ettirecek olsak, dünyada Türkiye ilk 3 uzay gücünden biri olacaktı. Bugün SİHA ve İHA’nın da üzerinde Mars’ta uydumuz var mı, aracımız var mı onu konuşuyor olacaktık.” dedi.

F-35, üretilecek en son insanlı savaş uçağı

Bayraktar, “Türkiye’nin almaya çalıştığı F-35 uçaklar, üretilecek en son insanlı savaş uçağı. Bundan sonra hepsi insansız olacak. 5 jenerasyon jet yapılmış. 1900’lerden itibaren insanoğlu 100 sene boyunca bütün birikimi ile en son bunu yapmış.” diye konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine giren ilk yerli uçağın İHA’lar olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:

“2007’de TSK’nın envanterine, Türk milletinin yaptığı uçak kullanıma girdi. Bu ilk ve önemli bir kırılma noktası. Nuri Demirağlara, Vecihi Hürkuşlara nasip olmadı. 2008’de aktif bir şekilde kullanıldı. 2 metrelik uçaklar çok başarılı oldu. 2009’da 9 metrelik uçağı yaptık. Biz 2009’da 9 metrelik İHA’ları kullanırken, Amerika’nın ve İsrail’in İHA’ları kendileri inip kalkmıyordu. 2014’te terörle mücadelede ciddi önem kazanan SİHA’ların temeli atıldı ve envantere girdi. 2015’te milli mühimmatları yaptık.”

Türkiye’ye terörle
mücadele için SİHA
satılmıyordu”

Türkiye’nin daha önce dışarıdan İHA ya da SİHA almak istediğini ancak alamadığını hatırlatan Bayraktar, “Türkiye’ye bir türlü SİHA verilmiyordu. Savaşmak için değil terörle mücadelede kullanmak için istiyorduk ama buna rağmen verilmiyordu. Savaş uçağı alabiliyorsunuz ama SİHA verilmiyor. Niye diye sormak lazım. Çünkü terörle mücadelenin bir anlamda bitmesi istenmiyor. Çünkü çok kritik, çok stratejik bir oyun değiştirici.” değerlendirmesinde bulundu.

Selçuk Bayraktar, dünyada uçağa ilk silah takıp kullanan ülkenin İran olduğunu ve şu anda bu teknolojiyi İsrail ve Amerika ile birkaç ülkenin yaptığını belirterek, “Rusya neredeyse hiç o alanda yok. Amerika buna çok büyük kaynak aktarıyor. Mesela Çin hiç ortada yoktu ama Çin her şeye çok büyük giriyor, epey yol aldı. Türkiye, İHA ve SİHA’ların silahlı kuvvetlerde kullanımı anlamında ilk 3’tedir, teknolojik gelişmişlik anlamında ilk 4-5’tedir. TSK dünyada en fazla yoğun operasyon yapan ordulardan biri.” ifadelerini kullandı.

Sonraki Hedefimiz De İnsansız Savaş Uçağı

Şu anda TSK’nın envanterinde 52, Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde ise 6 SİHA olduğunu söyleyen Bayraktar, şunları kaydetti:

“Şu anda 2 farklı ülkeye satacağız. Bu sayıyı 4’e kadar çıkartacağız. Azerbaycan ile de görüşmeler devam ediyor. Türkiye’nin yurt dışına sattığı ilk uçak, milli İHA’lardı ama şimdi büyükler de yakında teslim edilecek. Onlar üretim hattında, çıkmak üzere. Şu ana kadar da 70 bin saatin üzerinde uçuş yaptı. Biz konuşurken 15-20 tanesi havada. İnşallah sonraki hedefimiz de insansız savaş uçağı. Tabii uzun sürecek program bunlar. Bir anlamda gelecekte yapılacak bütün savaş uçakları insansız olacak. Ses hızına yakın ya da üzerinde kabiliyetlere sahip bir uçak olacak. Onun da 2023’den önce semalarımızda uçuşuna başlayacağız.”

Kaynak

Anadolu Ajansı
Muhabir: Zehra Melek Çat

Muhabir: Zafer Göder

Ersoy ERYAN

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER