BİR TÜRBE İKİ VALİDE SULTAN

Sultan III. Selim’in annesi Mihrişah Sultan ile Sultan II. Abdulhamid’in analığı Rahime Perestû Kadın, aynı türbede medfundur

BİR TÜRBE İKİ VALİDE SULTAN

Osmanlı Devleti’nin yenilikçi Padişahı Sultan III. Selim’in annesi Mihrişah Sultan, Eyupsultan’ı yeniden şekillendiren ve çehresini değiştiren valide sultandır. Yaptırdığı imarette halen günde 2.500 aileye sıcak yemek dağıtılmaktadır. Onun gibi hayırsever bir kadın olan Sultan II. Abdulhamid Han’ın analığı Rahime Perestû Kadın da yüz yıl sonra aynı türbeye defnedilmiştir.

Eyüpsultan’da Sultan III. Selim’in annesi Mihrişah Sultan ile Sultan II. Abdulhamid’in analığı Rahime Perestû Kadın, aynı türbede medfundur. Mihrişah Valide Sultan, Osmanlı Devleti’nin yenilikçi Padişahı Sultan III. Selim’in annesidir. Eyüpsultan’ı çok sevdiği için bu kutsal beldeyi imar etmeak için büyük çaba göstermiştir. 1766 depreminde Fatih Sultan Mehmed Han’ın Eyüpsultan’da yaptırdığı, cami, medrese, imaret ve hamamdan oluşan külliye büyük zarar görmüş, tamir ve restorasyon çalışmaları da netice vermemişti… Mihrişah Valide Sultan, oğlunun da onayını alarak 1790’lı yılların başında Eyüpsultan’nın çehresini değiştirecek yeni bir imar hamlesi başlattı. Eyüpsultan Camii ile Haliç arasındaki araziyi satın alarak dev bir imaret yaptırdı. Cülus Yolu’nun kenarındaki bu imaretin bir başına kendi türbesini, öbür başına yani Haliç tarafına ise dönemin revaçta olan barok mimarisinin örneklerinden biri olan, İstanbul’un en güzel sebillerinden birini inşa ettirdi. Sebilden başlayarak imaret avlusunu Cülus Yolu boyunca kat eden mermer bir duvar yapıldı. Bu duvara da, biri imarete, biri türbeye açılan iki muhteşem tak kapı yerleştirildi.

ESKİ SARAYDAN
İMARETE

Türbe, imaret ve sebilden oluşan külliyenin yapımında Aynalıkavak Sarayı’ndan getirilen mermerler kullanıldı. Sarayın mermerinin yetişmediği yerlerde ise Eskihisar’daki Mermer Ocakları devreye girdi. Yapılar kaliteli beyaz mermerle inşa edilirken yer yer renkli mermer sütunlarla süslendi.

Türbe ve imaretin kitabesi, Cülus Yolu boyunca mermer bir cephe oluşturan madenî şebekeli mermer percerelerin üzerine ikişer satır halinde yazıldı. Sebilden başlayıp türbeye kadar devam eden kitabe, dönemin ünlü şairi Sünbülzâde Vehbî’ye yazdırılmış, Yesârî Mehmed Esad Efendi’nin ta‘lik hattıyla mermere işlenmiştir.

Mihrişah Valide Sultan İmareti, zarif mimarisi ve 200 yılı aşkın süredir verdiği kesintisiz hizmet ile Türkiye’nin en aktif sosyal hizmet merkezlerinden biridir. Her gün imaretten adresleri önceden belirlenmiş 2.500 ihtiyaç sahibi aileye sıcak yemek ulaştırılmaktadır.

CAMİNİN YENİLENMESİ

İmaret, sebil ve türbeden oluşan dev külliye bitince Sultan III. Selim de mimarları harekete geçirerek, depremde büyük zarar görmüş olan Eyüp Sultan Camii’ni temellerine kadar yıktırarak yeniden yaptırmıştır. 1898 yılında başlanan inşaat iki yıl gibi kısa sürede tamamlanarak yepyeni bir cami ortaya çıkarılmıştır. Cami yapılırken, Eyüpsultan Meydanı da yeniden düzenlenmiş, eskiden medrese olarak kullanılan bölüm camiye katılarak genişletilmiş ve türbe ile cami arası iç avluya dönüştürülmüştür. Geçmişte caminin batı tarafında yer alan çarşıdaki dükkânlar satın alınarak burası geniş bir dış avlu olarak düzenlenmiş ve ortasına bir şadırvan yapılmıştır. Bu dış avluya ihtişamlı iki giriş kapısı eklenmiştir.

Osmanlı Devleti’nde önemli yeniliklere imza atan Sultan III. Selim, annesi Mihrişah Valide Sultan’ın öncülüğünde Eyüpsultan’ı da yeniden şekillendiren padişahtır. Mihrişah Valide Sultan, türbe, imaret ve sebilden oluşan külliyeyi yaptırdıktan sonra, karşısına bir sıbyan mektebi yaptırmıştır. Yapıldığında boş olan türbe ve sebilin çevresi gibi Mihrişah Valide Sultan Mektebi’nin çevresi de zaman içinde dönemin ünlü devlet adamlarının anıt kabirleri ile çevrelenmiştir.

MİHRİŞAH
VALİDE SULTAN

Mihrişah Valide Sultan, Sultan III. Mustafa’nın (1757–1774) baş kadını ve Sultan III. Selim’in annesidir. Sultan III. Mustafa’nın 1774 yılında vefatı üzerine eski saraya gönderilmiş, 15 yılı burada geçmiştir. Oğlu Selim’in 1789 yılında padişah olması üzerine Valide Sultan olarak yeniden saraya dönmüştür.

İçli, duygulu ve nazik bir saray hanımı olan Mihrişah Sultan, güzelliği, zarafeti ve kibarlığı ile tanınmıştır. Oğlu gibi, Mevlevi Tarikatı mensubu olan Valide Sultan, III. Selim’in yenilikçi hareketlerini de sürekli desteklemiştir.

16 Ekim 1805 Çarşamba günü Topkapı Sarayı’nda vefat eden Mihrişah Valide Sultan için çok büyük bir cenaze töreni düzenlenmiş; kortej Edirnekapı yoluyla Eyüp Sultan’a getirilerek hayatta iken yaptırdığı türbesine defnedilmiştir.

CAMİLER, ÇEŞMELER

Hayırsever ve dindar bir kişiliğe sahip olan Mihrişah Valide Sultan, birçok hayır eseri yaptırmıştır. 1793’te Hasköy ile Sütlüce arasına Humbaracılar Kışlası Camii’ni, 1794’de Kağıthane’de Silahdar Yusuf Paşa Çeşmesi’ni yeniden yaptırmıştır. Kasımpaşa Mevlevihanesi’ni onartmış ve Levent Çiftliği’ndeki kışlanın avlusuna cami, çeşme ve mektep yaptırmıştır. Yaptırdığı tüm eserler için gelir getirici gayrimenkuller vakfetmiştir. Dokuz adet vakfiyesi olan Mihrişah Valide Sultan, Eyüp Sultan Camii’ne 500 yazma eserden oluşan bir kütüphane bağışlamıştır.

HANIM SULTANLAR

Türbeye, Mihrişah Valide Sultan’ın yanı sıra Sultan III. Mustafa’nın Adilşah Sultan’dan doğan kızı, Hotin Muhafızı Seyyid Ahmed Paşa’nın eşi Hatice Sultan (1822), Sultan III. Mustafa’nın Adilşah Sultan’dan doğan kızı ve Silahtar Mustafa Paşa’nın eşi Beyhan Sultan (1824) ile Sultan III. Selim’in dördüncü kadını, Mihrişah Sultan’ın gelini Refet Kadın Efendi (1867) de defnedilmiştir.

Mihrişah Sultan’ın vefatından yaklaşık yüz yıl sonra ise 1904 yılında Sultan Abdülmecid’in dördüncü kadını ve Sultan II. Abdulhamid Han’ın analığı Rahime Perestû Kadınefendi, Hakk’ın rahmetin kavuşarak türbede önceden bizzat hazırlattığı sandukasına defnedilmiştir. “Osmanlı’nın Son Valide Sultanı” unvanına sahip Perestû Kadın’ın sedef kakmalı ahşap kabir çerçevesini, analığını çok seven Sultan II. Abdulhamid Han bizzat kendi elleriyle yapıp sandukanın çevresine yerleştirmiştir.

RAHİME PERESTÛ KADIN

Rahime Perestû Kadın, Osmanlı Devleti’nin son Valide Sultanı’dır. Sultan Abdülmecit‘in eşi olan Perestu Kadın Efendi, çocuğu olmadığı için Sultan II. Abdülhamid’i ve Cemile Sultan’ı evlatlık olarak bağrına basıp yetiştirmiş, onların manevi annesi olmuştur.

Rahime Perestû, Çerkez asilzâdelerinden Gök Bey’in kızı, Esma Sultan’ın evlatlığıdır. Mini mini, kıpır kıpır hareketleriyle sevimli; sarışın, mavi gözlü, ay parçası gibi güzel, ele avuca sığmayan şirin mi şirin bir genç kız iken Sultan Abdülmecid’in görüp beğenmesi ile 4. kadınefendisi olarak nikâhı kıyılıp saraya gelin gitmiştir. Düğün sonrasında gelinin ailesini Kafkasya’dan getirip Gönen’e yerleştiren Sultan Abdulmecid, kız kardeşi Fatma Hanım’ı da Gülcemal ismiyle ablasının nedimesi yapmıştır.

Sultan II. Abdülhamid Han, 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan’ı kaybedince babası Sultan Abdülmecid onu 4. eşi olan Perestû Kadın’a teslim etmiştir. Perestû Kadın da Abdulhamid’i bizzat kendi evladı gibi özen ve ihtimamla yetiştirmiştir.

Ayşe Osmanoğlu, “Babam Sultan Abdülhamid” isimli kitabında Sultan II. Abduhlamid Han’ın padişah olduktan sonra duasını almak ve helallik istemek için analığına gidip, hürmetle el öptüğünü ve şu sözleri söylediğini aktarır:

“Siz annesizliğimi bana bir gün bile hissettirmediniz. Nazarımda öz annemden farkınız yoktur ve mevkiiniz Valide Sultan mevkiidir. Sarayda da valide sultanlığın bütün hak ve salâhiyetlerine sahip olacaksınız. Fakat devlet işlerine müdahaleye kalkıp; şunun bunun himayesini üzerinize almaktan ve rütbe ve memuriyet heveslilerine delaletten kat’iyen çekinmenizi bilhassa rica ederim.”

SON VALİDE SULTAN

Rahime Perestû Kadın, şefkat ve merhameti, abid ve ehl-i tarik yaşantısıyla münzevi bir saraylı olarak ömür sürmüş, gönlü kırıkların, kimsesizlerin, fakirlerin imdadına koşmuştur... 1891 yılında Topçubaşı Bali Süleyman Ağa’nın hatırasına İstanbul‘un Silivrikapı semtinde bulunan Bala Tekkesi Çeşmesini yaptırmıştır. Sapanca Uzunkum’da da bir cami yaptırmıştır. Sultan II. Abdulhamid de onun amel defterinin sürekli açık kalması için analığı adına Şişli’de bir cami yaptırmıştır.

1904 yılında Maçka’da Valide Sultan Konağı’nda vefat eden Rahime Perestû Kadın, daha önce puşidelerine kadar bizzat hazırladığı Mihrişah Sultan Türbesi’ndeki kabrine defnedilmiştir. Sultan II. Abdulhamid’den sonra Osmanlı tahtına geçen Sultan Mehmed Reşad ve Sultan Vahideddin’in anneleri  hükümdarlıklarından önce vefat ettiği için Rahime Perestû Kadın son valide sultan olarak tarihe geçmiştir.

Son yıllarda Mihrişah Valide Sultan Türbesi ve çevresindeki hazire restore edilmiş, imaretin onarım ve restorasyonuna başlanmıştır.

Mihrişah Valide Sultan Türbesi’nin tak kapısının karşısında Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma merasimi için Eyüp Sultan’a geldiklerinde kullandıkları binek taşı yer alır.

Mihrişah Valide Sultan İmareti, zarif mimarisi ve 200 yılı aşkın süredir verdiği kesintisiz hizmet ile Türkiye’nin en aktif sosyal hizmet merkezlerinden biridir. Her gün imaretten adresleri önceden belirlenmiş 2.500 ihtiyaç sahibi aileye sıcak yemek ulaştırılmaktadır.

ALİ İHSAN GÜLCÜ

Güncelleme Tarihi: 01 Mart 2019, 15:08

Ersoy ERYAN

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER