Kapı'yı aralarken

Darülaceze olarak toplumumuzun ilim vekültür hayatına katkıda bulunmak,milli-manevi değerlerimizi ikame etmek içinkapıyı aralıyoruz...

Kapı'yı aralarken

Sultan II. Abdülhamid Han’ın, acz içindeki insanlara çare kapısı olan ve çağının çok ötesinde bir anlayış ile inşaa ettirdiği bu müessese 123 yıldır din, dil ve ırk ayırt etmeksizin hizmetini sürdürmektedir. Öyle ki; emperyal toplumların maddeci ve sömürgeci bir anlayış ile insan hayatını hiçe saydıkları, insanları renkleri ve dinleri yüzünden 2. sınıf olarak nitelendirildikleri bir dönemde başkent İstanbul’da dünyanın hiç bir yerinde örneği olmayan bu kurum hayata geçirilmiştir.

İnsana insan olduğu için yardım eden, yaratılanı yaratandan ötürü seven bir ecdadın imar ettiği bu kuruma hizmet edebilmeyi bizlere nasip eden Allah’a ne kadar şükretsek azdır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başladığımız hizmet maratonunu, 2,5 yılı İdare Meclis Üyeliği, 3 yılı başkanlık olmak üzere yaklaşık 6 yıldır devam ettiriyoruz.

Bu zaman süresince kurumumuzda kalan sakinlerimize verilen her türlü hizmetin en üst seviyeye çıkarılması için çalıştık. Sakinlerimizin sosyal yaşamın içinde olması için sayısız etkinlikler düzenledik. “Darülaceze’lik olmadan Darülaceze’ye gelin.” sözü mucibince, sivil toplum kuruluşlarının, toplumumuzun önde gelen sanatçılarının, siyasetçilerin ve hayırseverlerin kurumumuzda sakinlerimizle buluşmalarını sağladık.

Yerleşkemiz içinde bulunan binalarımızın tarihi dokusuna uymayan eklenti yapıları kaldırdık. İhtiyaca binaen yeni inşaa edilen yapıları, tarihi dokuya ve yerleşkenin avan projesine aykırı olmayacak şekilde tasarlayıp uyguladık. Sakinlerimizin yaşam alanlarını yenileyerek, onları daha ferah ve hijyenik ortamlara kavuşturduk.

Tüm bunları yaparken personelimizin farkındalığını arttırmak için de konferanslar ve sosyal etkinler tertip ettik.

Şu bir gerçek ki; 123 yıldan beri yapılan tüm bu çalışmalar milletimizin manevi kuvvetinin tezahürüdür. İnsanlık kavramının içinin tamamen boşaltıldığı ve ahlaki irtifa kaybının son raddeye erdiği bu sahada, batının kirlenmiş zihni yapısından uzaklaşarak medeniyetimizin ana umdelerini hatırlamak ve esas kodlarımıza geri dönmeyi gerçek bir hedef olarak belirledik.

Manevi değer ve birikimden yoksun toplumlar, hem kendilerini hem de diğer toplumları hızla çatışma ve huzursuzluk dolu bir geleceğe doğru sürükler. Madde ve çıkar temeline dayalı yaşamlar inşaa etmeye çalışan anlayışların karşısında durabilmek için ilim ve fikir düzeyini geliştirecek projeler üretmek ve hiç durmadan çalışmak zorundayız.

Her tür imtihan biz insanlar içindir. Açlık, yoksulluk, yalnızlık ve cümlesi acziyet insanidir ve destek verilerek giderilebilir. Fakat insanları toplumsal kirliliğe ve yok oluş tehlikesine sürükleyen en büyük yoksunluk ise; ilimden, bilimden ve kültüründen uzaklaşmaktır.

Biz de Darülaceze olarak toplumumuzun ilim ve kültür hayatına katkıda bulunmak, milli-manevi değerlerimizi ikame etmek amacı ile elinizde tuttuğunuz ve üç ayda bir yayınlanacak olan “Kapı” dergisini hazırladık.

Bu güne kadar ihtiyaç sahiplerine “Şefkat Kapısı” olan kurumumuzun, kültür hayatına açılan yeni “Kapı”sının hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2018, 09:38

Ersoy ERYAN

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER