15 Temmuz'un Ekonomi Versiyonu

Londra'daki Foreks piyasaları söz konusu Türkiye olunca tatil yapmıyor. Ekonomik saldırıların merkez üssü olan İngiltere'de Foreks piyasaları kapalı olduğu zamanlarda bile Türkiye için yoğun mesai harcıyor...

15 Temmuz'un Ekonomi Versiyonu

Neden Türkiye'ye saldırıyorlar sorusunun cevabını bulmak çok zor değil. Gezi, 17/25 Aralık, 15 Temmuz gibi hain girişimler ne için yapıldıysa, bu saldırılar da bitmeyen hesaplaşmanın bir devamı niteliğinde. Yaptırımlarla Türkiye'ye karşı ekonomik savaş başlatan ABD'ye dünyanın dört bir yanından tepki, Türkiye’ye ise destek mesajları geldi. Buradaki temel mesele bağımsız olma irademiz ve Batı’nın 15 Temmuz ruhunu asla yıkamayacağını görmüş olması… İşte Türkiye’ye yapılan kur manipülasyonunun arka planı…

Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranı, yani borçluluk oranımız yüzde 28. Diğer ülkeler ile kıyasladığımızda borçluluk oranı en az olan ülkelerden biriyiz. Dış borcun milli gelire oranı yüzde 53. Bu noktada da Türkiye'nin durumu gayet iyi. ABD'de bu oran yüzde 93. İhracat rakamlarımız, savunma sanayi yatırımlarımız, kamu-özel sektör işbirliğiyle yapılan yatırımlar ve dünya çapında büyüklüğe sahip olan dev yatırımlarımız gayet yolunda ilerliyor. Bu konularda Cumhuriyet tarihinde olmadığı kadar önemli mesafe kat edilmiş durumda. Ekonomimiz, küresel ekonomik kurumların raporlarında yaratılan algıdan çok daha farklı. Dolayısıyla büyük bir kur manipülasyonu ile karşı karşıyayız!

Başkan Erdoğan: "Bu millet ayaklarına yeniden prangalar vurulmasına, boynuna yeniden zincir takılmasına izin vermeyecektir."

NEDEN TÜRKİYE'YE SALDIRIYORLAR?

Türkiye'ye karşı operasyonun merkezi Asya değil Londra... Çünkü TSİ saatiyle 20.00 ve 22.00'de piyasa kapalı olmasına rağmen Londra'da bazı bankalar üzerinden döviz işlemleri yaptırılmaya devam edildi. Bu bankalardan biri de Morgan Stanley…

Gezi, 17/25 Aralık, 15 Temmuz ve nice diğer müdahale girişimleri ne için yapıldıysa, bu saldırılar da onun için yapılıyor. Finansal ataklar bu saldırılar için basit bir yol olarak kalıyor. Çünkü bu konudan devam ederlerse daha hızlı ilerleyebilecekleri kanaatindeler. Temel amaçları bizi yıldırmak, pes ettirmek ve sömürmek. Hem de bu kez eskisinden çok daha derin bir sömürü ile karşı karşıya bırakmak istiyorlar. Moralimizi bozmak, irademizden vazgeçmemizi sağlamak istiyorlar. Temel mesele bağımsız olma irademiz. Bunu kırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Şu anda bağımsızlık irademiz Başkan Erdoğan olduğu için onun üzerine gidiyorlar.

'TÜRKİYE EKONOMİSİ SAVAŞ VERMEKTEDİR'

Cumhurbaşkanlığı'ndan bugün yapılan açıklamada 'Türkiye Ekonomisi savaş vermektedir' ifadesi yer aldı. Açıklamada kamuoyunda dolar üzerinden oluşturulmaya çalışılan algı operasyonlarına da sert yanıt verilerek, "Mevduat hesaplarına el konulması gibi bir durum söz konusu değildir" denildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun tarafından sosyal medyada yapılan paylaşımda sanal senaryolar üretilerek halkın ve piyasa aktörlerinin tedirgin edilmeye çalışıldığı belirtildi. "Mevduat hesaplarına el konulması gibi bir durum söz konusu değildir." ifadesinin de yer aldığı açıklama şöyle:

ALGI OPERASYONU YÜRÜTÜLÜYOR

"Cumhurbaşkanımızın bu akşam Trabzon'da yaptığı "Bilesiniz ki bu milleti ayakta tutmak sadece bizim görevimiz değil, sanayicinin tüccarın da görevidir. Aksi takdirde B planını C planını uygulamak zorunda kalırım" şeklindeki açıklamaları üzerinden bir algı operasyonu yürütülüyor.

EKONOMİK SAVAŞIN BİR PARÇASI

Bu algı operasyonu ülkemizin karşı karşıya kaldığı ekonomik savaşın bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamanın hiçbir yerinde mevduat hesaplarına el konulması gibi bir durum söz konusu değildir.

KARARLI TUTUMU YANSITIYOR

Cumhurbaşkanımızın sözleri Türkiye ekonomisini güçlendirmeye yönelik devletimizin kararlı tutumunu yansıtmakta, ülkemizden döviz kaçışını engellemeye dönük bir uyarı mahiyeti taşımaktadır.

PİYASAYI TEDİRGİN ETME ÇABASI KABUL EDİLEMEZ

Cumhurbaşkanımız henüz B ve C senaryolarının detaylarına ilişkin bir bilgilendirme yapmamışken sanal senaryolar üreterek halkımızı ve piyasa aktörlerini tedirgin etme çabası kabul edilemez.

BİRLİKTE KAZANACAĞIZ

Türkiye, bir ekonomik savaş vermektedir. Buna mukabil ekonomimiz güçlüdür, bu savaşı millet-devlet birlikteliğiyle biz kazanacağız!

AMERİKAN GÜCÜNÜ TEHDİT YOLUYLA PARAYA ÇEVİRMEK

Trump'ın bir dış politika çizgisi yok. Elini attığı her konudan ya Amerikan ekonomisine para aktarma ya da küçük başarı hikâyeleri çıkarma motivasyonu ile hareket ediyor. Kuzey Kore ile girdiği laf dalaşının ardından kâğıt üzerindeki anlaşmayı Amerikan kamuoyuna başarı olarak sattı. Petrol zengini Körfez ülkelerini ise sıcak para kaynağı olarak gördü ve bu şekilde muamele ediyor. İran'a karşı sert tedbirler alacağı görüntüsünü vererek Suudi Arabistan, BAE ve diğer Körfez ülkeleri ile yüz milyarlarca dolarlık silah anlaşmasına imza attı. Günün sonunda ise İran'la ön koşulsuz bir şekilde masaya oturabileceğini dile getirdi.

Bütün bu örnekler bize Trump'ın Amerikan gücünü tehdit yoluyla paraya çevirdiğini gösteriyor. Liberal düzenin tamirine girişmektense sarsılmasını avantaja çevirmeye çalışıyor. Bir düzen kurucu olarak ABD'nin rolünü gündelik çıkarlar uğruna düzensizliğin bekçisine çeviriyor. Hâlbuki bunun ABD'ye bir maliyetinin olacağını öngöremiyor, olacaksa da yine güç ve tehdit yoluyla bu maliyeti telafi edeceğini düşünüyor.

Türkiye ile yaşanan mevcut kriz de tam da bu durumun açık bir göstergesi. Yıllardır PKK'ya verilen desteğin, 15 Temmuz'dan sonra FETÖ'yü sahiplenmelerinin karşılıksız kalacağını varsaydılar; yani asimetrik ilişki dayatmaya koyuldular…

SİMGESEL YAPTIRIMLAR

Trump, Brunson krizini bahane ederek önce iki bakanımıza yönelik yaptırım uygulandığını duyurdu. Bu adım simgeseldi çünkü iki bakanımızın ABD'de el koyulacak bir gelirleri yoktu. Bu gerilimi düşürmek üzere ABD'ye giden heyetin müzakereleri sürerken şimdi de alüminyum ve çelik ithalatına ek gelir koyduklarını açıkladı ve TL'de yaşanan değer kaybı hızlandı.

1999-2001'de de Türkiye ekonomik krizler gördü. Krizlerin sebebi olarak da siyasi istikrarsızlık ve kötü yönetim olarak konuşuldu hep. Son dönemde de TL'nin değer kaybetmesinde geçmiş yıllarda ekonomik alanda uygulanan bir takım politikaların etkisi olabilir. AR-GE'nin geliştirilememesi, yerli üretime dayalı ekonomik modele geçilememesi vs. bunlar çokça konuşuldu ve haklı yönleri de olabilir. Israrla bazı ekonomik terimler altında bu konuları gündeme getirenler Başkan Erdoğan'ın yıllardır dile getirdiği yerli araba, yerli savunma sanayi gibi çağrıları duymazdan geldiler. Hatta neden gereksiz olduğunu anlatmaya çalıştılar. Halbuki Türk siyasi tarihinin en uzun istikrarlı döneminin şemsiyesi altında bu konularda adım atmak zor değildi…

ABD İLE İLK RESTLEŞMEMİZ DEĞİL

Trump'ın yaptığı algı operasyonu değil, düpedüz bir müdahale. Hem de Başkan Erdoğan ya da hükümete yönelik değil, milletin doğrudan kendisine, rızkına, ekmeğine, işine gücüne yöneltilmiş bir müdahale. Bu bizim ABD ile ilk restleşmemiz değil. Türkiye'nin görece daha güçsüz ve ABD'ye daha bağımlı olduğu 1970'lerde de krizler yaşadık. Karşılıklı restleşmeler sonucunda 1974'te ABD'nin askeri tesislerini kapattık. ABD'nin 1978'de yaptırımları hafifletmesine rağmen bu tesisler ancak 1980 darbesinden sonra açıldı. Bize düşen, bu hamleler karşısında dağılmadığımızı göstermektir. (Fikriyat- Veysel Kurt, Türkiye'ye yaptırım ya da gücün küstahlığı- Gardımızı düşürmeyelim!)

CİDDİ SPEKÜLATİF ATAKLAR

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali de bugünkü açıklamasında piyasalarda gelinen noktanın ekonomik temellerle izah edilemeyeceğini söyleyerek, ciddi spekülatif ataklar olduğunu belirtti. Bütçe açığının GSYH'ye oranı Türkiye'de şu an yüzde 2.0'ı biraz aşacak. Bu oran yıllarca yüzde 1.1 - 1.3 bandındaydı. Bunu AB ile, diğerleriyle kıyaslayın, harcamalarda bir miktar genişlemeye rağmen önemli bir mali disiplin göstergesidir, diyen Bali, cari açık çift basamaklara yaklaştığı sırada ve petrol fiyatlarının da 130 dolar olduğu dönemde kur atağı yemedik, şimdi kur atağı yiyoruz. İşte o nedenle bunun ekonomik temelleri yoktur" açıklamasını yaptı.

Güncelleme Tarihi: 16 Ağustos 2018, 11:45

Ersoy ERYAN

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER