| |

Türkiye’de projeksiyon cihazlarındaki satışlar katlanarak büyüyor. Plazma TV’lerde ise bu artış daha hızlı sürüyor. Ancak, bu sektörde faaliyet gösteren firmalar, asıl 2006 yılına hazırlanıyor. Çünkü, dünyada fiyat seviyesinin kırılmasından sonra tüplü televizyonun yavaş yavaş soyu tükenecek.
Bir zamanlar satın alma kriterlerimiz farklıydı. Alınan ürünün tasarım harikası ya da moda olması değil dayanıklılığı önemliydi. Ama devir değişti. Devirle birlikte ‘müşteri’nin beklentileri de... Eve alınan bir radyo veya televizyonla bir yaşam geçirilirdi. Televizyonun, telefonun, mobilyanın, arabanın, en yenisi makbul. Hiç kimse 55 ekran bir televizyonla yetinmiyor artık.
Son yıllarda, dekoratif olmaları ve görüntü kalitelerinin tüplü televizyonlara göre daha iyi olması nedeniyle projeksiyon cihazları, LCD ve plazma televizyonları tüketicinin yoğun ilgisini çekiyor. Fiyatların düşmesinin de etkisi ile eski televizyonlarını yenileyen tüketiciler, büyük ekranlara yöneldi. Televizyonda 70 ekran ve üzerine ilgi sürerken daha küçük ekranlı modeller düşüş trendine girdi. Dünyadaki bu eğilim hiç zaman kaybetmeden ülkemize de yansıdı. Üreticiler de tüketicinin talepleri doğrultusunda bu yeni teknolojiler üzerine çalışmaya yöneldi.
LCD ve plazma üstünlüğü
Ürettiği 20 milyon televizyonun 17 milyonunu ihraç ederek Avrupa pazarında söz sahibi olan Türk firmaları tüplü televizyonlardan sonra, plazma TV’lerde de ön plana çıkmaya başladı. Beko, Arçelik, Profilo gibi firmalar Ar-Ge yatırımlarına bu yönde ağırlık vererek dünyadaki ve Türkiye’deki eğilimlere ayak uydurmaya başladı. Türkiye pazarında yüzde 51 payla Vestel ilk sırada yer alıyor. Onu yüzde 34 payla Beko ve Arçelik izliyor. Profilo Grubu’na bağlı Telra’nın payı ise yüzde 13. LCD ve plazma TV’lerde geçtiğimiz yıla kadar pazar LG, Pioneer, Hitachi gibi markaların elindeydi.
LCD ve plazma TV’lerin teknik özelliklerinin birbirinden farklı olması tüketici taleplerini şekillendiriyor. Tüplü televizyon teknolojisinde görüntü vakumlu büyük bir tüpün cam yüzeye elektrik vermesiyle oluşuyor. Türkiye’de evlerin yüzde 99’unda hâlâ bu televizyonlar kullanılıyor. Bu da ürünün fiyatının düşük olmasından kaynaklanıyor. 82 ekran bir tüplü televizyonun fiyatı ortalama 800 YTL iken bu rakam 106 ekranda 1500 YTL’yi buluyor.
Özel olarak üretilmiş camlar arasında sıvı kristaller bulunan LCD televizyonlarda elektrik sinyalleri bu televizyonlardaki kristalleri renklendiriyor. Böylece görüntü oluşmasını sağlayan bu teknoloji bilgisayar monitörlerinde kullanılana oldukça yakın. Plazma TV’lerde, camların arasında sıvı kristallerin yerini, fosforlu gazlar alıyor. Bu televizyonlarda gazın renk değiştirmesiyle görüntünün oluşması sağlanıyor.
Büyük firmaların yatırımları
Bu değişen teknolojik özelliklerin yanı sıra Sony, Sharp, Fujitsu Siemens, Samsung, Panasonic gibi firmalar büyük ekran televizyonlara önemli yatırımlar yaptı. Üretim kapasitesinin artması ve maliyetlerinin düşmesiyle birlikte plazma televizyonların fiyatları da giderek inmeye başladı. Bu fiyat düşüşü, anında iç piyasaya da yansıdı. 106 ekran plazma TV fiyatları, 3 bin YTL sınırının altına indi. Kısa süre öncesine kadar 5 bin ile 9 bin YTL arasında değişen 106 ekran plazma TV fiyatları, peşin fiyatına 12 ay taksit kampanyalarla tüketici ile buluşuyor. İthal ürünlerde başlayan fiyat indirimine Beko ve Profilo gibi üreticiler de ayak uyduruyor. Sony, Panasonic, Pioneer gibi ithal ürünlerde ise fiyatlar 5 bin YTL’ye, Samsung ve LG gibi markalarda da 4 bin YTL seviyesine geriledi. Geçen yıl nisan sonu itibariyle 50 bin adet olan LCD ve plazma televizyon üretimi, 2005’in aynı döneminde 13 kat artarak 640 bin adede ulaştı. Fiyatlarının düşmesi, dekoratif olması ve görüntü kalitelerinin tüplü televizyonlara göre daha iyi olması nedeniyle tüketicinin yoğun ilgisini çekiyor.
Plazma televizyonları arasında fiyat uçurumları yaşanıyor. Bunun nedeni eski ve yeni teknoloji arasındaki fark. Ucuz plazma televizyonlarda çözünürlüğü düşük, kısa ömürlü ve 5 yıl öncesine dayanan eski teknoloji ile üretilmiş paneller kullanılıyor. Tüketici 42 inç’e kadar olan büyüklüklerde LCD’leri tercih ediyor. 42 inç üstü televizyonlarda ise plazma TV’ler ön plana çıkıyor. Bunun nedeni fiyatlarla ilgili. 42 inç’in üzerinde LCD seçeneği az ve fiyatları yüksek. Fakat plazma TV’lerde fiyatlar çok yüksek olmadığı gibi seçenek de fazla. Plazma teknolojisinde şu ana kadar beş farklı kuşakta panel üretimi gerçekleşti. Artık, yüksek çözünürlük ve kontrasta sahip, uzun ömürlü, yatay ve çapraz tarama yapabilen teknolojiler kullanılıyor. Yüksek çözünürlüklü yayınların başlamasıyla birlikte, bu TV’ler çöpe gidecek.
Türkiye’de satışlar patladı
Türkiye’de LCD ve plazma TV’lerde üretimle birlikte satışlarda da büyük patlamalar yaşanıyor. Projeksiyon cihazları, LCD ve plazma TV’nin bugüne kadar pazarda az olmasının sebebi, fiyatların yüksek olmasıydı. LCD ve plazma panel üreticileri fiyatlarını makul bir duruma getirdikleri için satışlar bu derece arttı. Fiyatların düşmesinin önemli bir sebebi yeni yatırımlar. Temelde ise LCD ve plazma TV’ye pazarda yer edindirmek adına panel üreticileri fedakarlık yaptı. Pazarda belli bir potansiyeli yakalamak için bu indirimler yapıldı. Ancak üreticilerin maliyetleri düşürmeleriyle birlikte bu ürünlerin satışı da artmaya başladı. Bu bağlamda Kore ve Japonya gibi büyük üretici ülkelerdeki firmalar, 40 milyar doları aşan yatırımlara yöneldi. Gelişmeler, büyük ekran televizyonlara taleple birlikte üretimi de tetikleyeceğinin sinyallerini veriyor.
Yılın ilk yarısında LCD ve plazma TV’lerin satışındaki rakamlar bunu doğruluyor. İkinci yarıda ise bu satışların daha da artacağını söyleyen İstanbul Bilişim A.Ş. Genel Koordinatörü Özgür Güleç, 2005’te televizyonlarda LCD ve plazma üstünlüğünün devam edeceğini vurguluyor: “Projeksiyonda 2002 yılında 10 binli rakamlar şimdi 20-30 binlere çıkmış durumda. Plazma TV’lerde ise bu süreç daha hızlı olacak. Geçen yıllarda 3-5 binlerde seyreden rakamlar 2005’te 15 binleri görecek. Önümüzdeki yıllarda ise yıllık satışların 40-50 binli adetlere ulaşması bekleniyor.”
Talebin artmasıyla birlikte bu sektörde faaliyet gösteren firmalar şimdiden yatırımlarını tekrar gözden geçirmeye başladı. İstanbul Bilişim, şu anda sektörün lideri durumunda. Aynı zamanda Sony Vaio Türkiye Distribütörü olan şirket, Türkiye’nin en büyük projeksiyon teknolojileri showroom’u ve Türkiye’nin en büyük plazma showroom’u olmak üzere üç ana konsept ile çalışmalarını yürütüyor. 1994 yılında kurulan şirket bugün 15 milyon dolarlık ciroları hedefliyor.
Şirketin hikayesi de çok ilginç. Özgür Güleç, 15 yılı aşkın süredir hem akademisyenlik hem bilgi teknolojileri sektöründe şirket yöneticiliği yaptı. İdarecilik yaptığı dönemlerde Sony projeksiyon teknolojilerinde dünyanın en başarılı ülkesinde satışlar yüzde 14 seviyesinde seyrederken Türkiye’de yüzde 52’yle pazar hakimiyetine ulaştı. Daha sonra da 1994’te kurulan aile şirketinde bu tecrübesini aktararak son 3 yıldır İstanbul Bilişim’in temellerini oluşturdu.
Sony Vaio ürünlerinin Türkiye’ye ilk gelişinde de yer alan Özgür Güleç, öncelikle bayi ağı ve geniş bir ürün yelpazesi ile Türkiye’nin en büyük showroom’unu kurdu. Sony Vaio ürünlerinin ithalat ve distribütörlüğünü üstlenerek çizgi ötesi taşınabilir bilgisayar sistemleri ile piyasaya girdi. Yurtdışı açılımı ise diğer büyük markaların ithalat izinlerinin alınmasıyla hızlanır. Hem firmalara hem de tüketiciye yüksek maliyet getirdiğini gören Özgür Güleç, firmalarla birebir merkezlerinde ithalat izinleri almaya başlar. Aracılar ortadan kalkar. Avrupa, Japonya ve ABD gibi işin merkezindeki ülkelerde ofisler açılır ve buralardan toptan alımlar konusunda ortak anlaşmalara varılır. Toptan alımlar fiyatları inanılmaz ölçüde düşürdüğü için bu ülkelerde önemli şirket evlilikleri yapılır. ‘Garanti ediyoruz’ sloganıyla fiyat garantisi vererek ürünlerini tanımlamaya başladıklarını söyleyen Özgür Güleç, “Projeksiyon, plazma ve Sony Vaio ürünlerinde hep en iyi fiyatı veren şirket haline geldik.” diyor.
Eski televizyonlar nostalji oluyor
Şimdi gelinen noktada öncü birçok lider markayı bir araya getirerek tüketicilerine 70’i aşkın projeksiyon ve plazma TV modelini ve tüm Sony Vaio teknolojilerini bir arada sunuyor. Projeksiyon cihazlarında piyasanın yüzde 30-40 civarındaki taleplerini karşılıyor. Hedef 2006 yılında bu oranları yüzde 50’lere çıkarmak. Geçen yılki 5 milyon dolarlık ciroyu 2005 yılında 8 milyon, 2006 yılında ise15 milyon dolara çıkartmak.
İstanbul Bilişim, 2005 yılını daha çok, yapılanmayla geçirdi. Güleç bundan sonraki hedeflerini kendileriyle yarışmak olarak özetliyor: “Yurtdışında çok güzel anlaşmalar yaptık. Çok iyi ürünler getireceğiz. Türkiye’de projeksiyon ürünlerinde tek adres olmaya devam edeceğiz.”
Öyle anlaşılıyor ki bu sektörde faaliyet gösteren firmalar, asıl 2006 yılına hazırlanıyor. Çünkü 2006 yılından sonra dünyada fiyat seviyesinin kırılmasından sonra muhtemelen tüplü televizyonun yavaş yavaş soyu tükenecek. Önümüzdeki yıllar da tüplüden plazmaya geçiş yılları olacak.
İstanbul Bilişim A.Ş. Genel Koordinatörü Özgür Güleç: Türkiye'nin tek adresiyiz
Projeksiyon dünyasında temel taşlar 2000’li yıllarda yerinden oynadı. Texas Instrument şirketine ait patentle üretilen DLP teknolojisinin gelmesi önce sektörü daha sonra da Japon firmalarını temelinden sarstı. Toshiba, Nec, Mitsubishi, Sharp gibi japon uyruklu firmalar bu teknolojiye geçmek zorunda kaldı. Bu iddialı teknoloji, Japon üreticilerinin de mecburi istikameti oldu. 2000’li yıllarda sonra artık tüketici de tercihini Amerikalıların ürettiği DLP teknoloojilerinden yana kullanınca işlerin şekli değişiverdi. İstanbul Bilişim A.Ş. ise dünyadaki bu değişimlere ayak uydurarak tek bir marka yerine birçok önemli markayla çalışmaya başladık. 21. Yüzyılın profesyonelleşme, ihtisaslaşma esasına baz alan bir yapı kurduk. Alt bayi, showroom, bölge ofisi organik bağlantıları merkezle destekleyerek büyük bir avantaj sağladık. Şu anda tüketicilerin 70’e aşkın projeksiyon ve plazma TV teknolojilerini bir arada görebilecekleri ilk ve tek showroom’unu kurduk. Bu yapıda projeksiyon, plazma TV ve Sony Vaio ana gruplarındaki ürünlerin paket satışından ziyade, ürünleri için gerekli tüm aksesuar, aparat ve yedek parçayı en ekonomik şekilde temin edip profesyonel teknik destek ve montaj kurulumu hizmetleri de veriyoruz.
Kaynak: Aksiyon - Sayı: 556 - 01.08.2005
Hüseyin Sümer |
|