Nurten Erk Tosuner, bu hafta İstanbulspor’un turizim, tekstil ve inşaatçı Başkanı Emre Can’ın 7 yıldır doğayla içiçe yeşillikler içindeki oturduğu Hadımköy’de ki villasına konuk oldu. Ancak Can Ailesi, "Doğa uğruna ailecek asosyal olduk" diyerek, Hadımköy Alkent 2000’deki evlerinden Ulus’a taşınma kararı almış. Şehir merkezine dönme kararını da sadece çocuklar için değil, kendileri için de almış.
Metemteks Tekstil ile Metemtur Otelcilik ve Turizm İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Can, ailesiyle 7 yıldır doğa ile içiçe yeşillikler içindeki müstakil bir villada yaşıyor. Ancak Can Ailesi, "Doğa uğruna ailecek asosyal olduk" diyerek, Hadımköy’den Ulus’a taşınma kararı almış. Emre Can, "1999’da depremin ardından Alkent 2000’deki evimize geçtik. Çocuklar küçüktü, burası onları oyalıyordu. Ama artık büyüdüler ve bütün hayatları şehirde geçiyor. Burada doğanın içinde yaşarken çok asosyal oluyorsunuz, mesafeler sizi korkutuyor. Sadece çocuklar için değil, kendimiz için de şehir merkezine dönme kararı aldık" diyor.
Emre Can, yıllarca Yeşilyurt’ta oturduktan sonra Alkent 2000’deki villalarını tesadüf eseri satın almış. 1993 yılında Almanya’dan gelen bir arkadaşlarını gezdirmek için program yaparken, tesadüfen yollarının buraya düştüğünü söyleyen Emre Can, villayı satın alma öykülerini şöyle anlatıyor:
BİR ANDA SATIN ALDIK
"Alman arkadaşımızı Boğaz’a götürelim dedik, ama trafik kötüydü vazgeçtik. Bahçeşehir’deki göletin kenarına götürüp biraz değişik bir ortama sokalım diye düşündük. Gazetede Alarko’nun burada bir proje yapacağını ve o gün de tanıtım için bir mangal partisi düzenlediklerini öğrendim. Çocuklar da ata binebilecekti. O zaman çocuklar küçüktü. Bir tek show-room vardı ve herkes orada ev almaya çalışıyordu. Biz de bir noktaya parmağımızı koyduk ve nasıl olduysa o anda bir satın aldık. Alman arkadaşımız şaşkına döndü. Ama Alarko’nun güvencesi vardı ve yer çok hoşumuza gitmişti. 99’a kadar sadece haftasonları geldik, depremden sonra bir gecede Alkent 2000’e taşındık."
YENİ VİLLALARI ULUS’TA
7 yıldır Alkent 2000’de oturduklarını söyleyen Emre Can, "Buraya taşındığımızda oğlum 9, kızım 16 yaşındaydı. Şimdi oğlum 16, kızım 23 yaşında. Küçükken burası onları oyalıyordu. Ama son yıllarda bütün aktivitelerinin şehir merkezinde olduğunu gözledim. Burada doğanın içinde yaşarken çok asosyal oluyorsunuz, mesafeler sizi korkutuyor. Bu yüzden evi satıp, Ulus’ta müstakil bir villa aldık" diyor.
Emre Bey, aslında sadece çocuklar için değil, kendileri için de şehir içine dönme kararı aldıklarını vurguluyor. Ulus’taki yeni villaları da bahçe içinde. Tabii bahçesi biraz daha küçük. Aile yıllardır bahçe içinde bir yaşama alıştığı için, şehir merkezinde de küçük de olsa bir bahçeleri olmasını istemiş.
AĞAÇLARIMI ÖZLEYECEĞİM
Alkent 2000’deki villanın geniş bahçesindeki bütün ağaçları tek tek kendi ellerinde diktiğini söyleyen Emre Can, şunları söylüyor: "Yeni evimizin küçük bir Boğaz manzarası var, o yüzden bahçeye yüksek ağaç dikmemiz mümkün değil. Diğer evlerin manzarasını kapatırız. Ağaçlarımı çok özleyeceğim. Yeşillik, bahçe, doğa bizim için çok önemli. Ev lüks olmasa da olur, ama evin içi mutlaka aydınlık ve ferah olmalı."
"Hepimiz gülerek uyanırız" diyen Emre Can, "Evde huzur olsun başka bir şey istemiyoruz. Evde hepimiz neşeliyiz. Uykudan gülerek uyanıp, güne olumlu başlıyoruz. Sabahın erken saatlerinde bile kimse bizde somurtmaz. Aynaya bakarım, suratım asıksa kendime gülümserim. Böylece kendimi şarj ederim. İşyerimin kapısından da gülümseyerek girerim" diye konuşuluyor.
İstanbulspor ondan soruluyor
Emre Can’ın yoğun iş temposundan beklenmedik kadar çok sosyal şapkası var. 17 vakıf ve derneğin yönetici üyesi. TÜSİAD, Rumeli Eğitim Vakfı, 1884 Grupları Eğitim Vakfı, İstanbul Erkek Liseliler Vakfı bunlardan sadece birkaçı. 1995-1996 sezonunda Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyeliği yapan Emre Can, şu anda da İstanbulspor Başkanlığı’nı yürütüyor. Oğlu ve eşiyle birlikte maçlara giden Emer Bey’in Fenerbahçe Stadı’nda locası var. Emre Bey, futbolun yanısıra tenis oynamayı ve oğluyla birlikte spor yapmayı çok sevdiğini sözlerine ekliyor.
Tekstille yola çıktı sonradan turizmci oldu
1954 Bolu doğumlu Emre Can, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. Master programını Boğaziçi Üniversitesi’nde Prof.Kemal Kurtuluş’un yanında tamamlamış. İngilizce ve Almanca biliyor. 1969-1975 yılları arasında çeşitli sanayi kuruluşlarında yöneticilik yapmış. 1975’de Metem Ticareti kurarak, konfeksiyon ve polyester iplik konularında üretim ve ticarete başlamış. 14 yıl Benetton ve Max Mara dahil dünyanın en ünlü firmalarına triko üretmiş. Çorlu’da polyester iplik tesisi kurmuş. Metemteks Tekstil Ticaret ve Metemtur Otelcilik ve Turizm İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı. 1989 yılında Bodrum’da yaptırdığı 550 yatak kapasiteli Metem Tatil Köyü ile Turizm sektörüne girmiş. Metem, 2003 yılından bu yana Fuga Tatil Köyü adıyla hizmet veriyor. Bodrum’da proje sahibi olduğu ve 76 villadan oluşan Fugayaz Gündoğan Evleri Projesi de devam ediyor.
Herkes antika toplar, ben 200 doktor biriktirdim
Emre Can’ın en çok mutlu eden olaylardan biri de verdiği burslar. 21 yıldır aralıksız her yıl 10 tıp fakültesi öğrencisi gence karşılıksız burs veriyor. Öğrencilerin yıl boyunca tüm harcamalarını karşılayan Emre Bey, "Çapa ve Cerrahpaşa Tıp fakülteleri ile işbirliği yapıyorum. Öğrenci seçiminde onlar bana yardımcı oluyor. 21 yıldır burs veriyorum. Bugün 200 doktorum var. Herkes antika biriktirir, ben de doktor biriktiriyorum" diyor. Burs verdiği tıp öğrencileri arasında bugün dünyada isim yapmış Türk doktorlarının da olduğun belirten, Emre Bey şöyle devam ediyor: "ABD’de bugün benim bursumla okumuş kalp ve göz doktorları var. Burs verdiğim doktorların dünyadaki başarıları beni çok mutlu ediyor. Ben öğrencilerimin okumaları için gereken tüm harcamalarını karşılıyorum, beli bir miktar burs vermekle yetinmiyorum."
6 yaşından beri bağlama çalarak rahatlıyorum
Müzikle de amatörce ilgilendiğini söyleyen Emre Can, 6 yaşından beri bağlama çalıyormuş. Türküleri de, klasik müziği de çok sevdiğini söyleyen Emre Bey, "Bağlama çalmayı çok seviyorum. Onunla konuşuyorum, sohbet ediyorum, o da bana cevap veriyor. Bağlama çalarak rahatlıyorum" diye konuşuyor. Emre Bey’in dinleyeceği müziğin türünü ise o andaki ruh hali belirliyor.
Aynı anda 6 kitap okurum
Emre Can, 6 kitabı aynı anda okumayı seven biri. "Okumazsam kendimi suçlu hissederim" diyor. Atatürk’ü daha iyi tanımak için de hakkında yazılan kitapları, liderlik sırlarını sık sık okuyan Emre Bey, bilgi sahibi olamayan birinin fikir sahibi olamayacağına inanıyor. Şu anda okuduğu kitaplar arasında, Şemdinli, Hazreti Muhammed’in Hayatı, Beyaz Müslümanların Hikayesi, Elif Şafak’ın Baba ve Piç yer alıyor.
Ailem her zaman önce gelir
Emre Can, eşi Gülen Hanım ile 25 yıldır evli. Kızları Gizem 23 yaşında, Koç Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu ve İtalya’da marka yönetimi konusunda master yapacak. Oğulları Eren ise 16 yaşında ve İtalyan Lisesi ikinci sınıfta okuyor. Emre Bey, "İşim ne kadar yoğun olursa olsun ailemi hiç ihmal etmedim. Çocuklarımızla iletişimimiz çok güzel. Ben aileme sevgimi verdim. Çocuklarım benimle bir şeyler yapmak isterse, ne kadar yorgun olursam olayım mutlaka yaparım" diyor. Hafta sonlarını birada geçirdiklerini belirten Emre Bey, sık sık evde birarada aile yemeği yemeye özen gösterdiklerini söylüyor.
kaynak:hürriyet