Nurten Erk Tosuner, bu hafta Kayalar Meffert Kimya’nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ersin Kayalar’ın evine konuk oldu. İspanyol eşi Carmen’le birlikte ’Bahçeli ve yeşillikler içinde, şehre yakın bir evimiz olsun" diyerek, yedi yıl önce Beykoz Konakları’ndaki villalarını satın almışlar. Bu siteden ev alan ilk 8 aileden biri olmuşlar. Kayalar Ailesi, "Yeni açılan yollarla artık İstanbul’a çok yakınız. Üstelik evimize gelince şehirden çok farklı bir ortama giriyoruz" diyor.
Kayalar-Meffert Kimya’nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ersin Kayalar, İspanyol eşi Carmen ile birlikte 1999 yılından bu yana Beykoz Konakları’nda yaşıyor. İngiltere’de üniversitede okurken tanıştığı eşi ile evlendikten sonra, önce Dragos’ta oturmuşlar. Daha sonra ’Bahçeli ve yeşillikler içinde, şehre yakın bir evimiz olsun" diyerek, henüz inşaat aşamasındayken Beykoz Konakları’ndan bir villa almışlar. Beykoz Konakları’ndan ev alan ilk 8 aile arasına girmişler. Villalarına da 1999 yılında, depremden kısa bir süre önce taşınmışlar. Zaten depremin ardından site de, bir anda dolmuş.
Ersin Kayalar, bağlantı yollarının bile daha yapılmadığı bir dönemde villayı aldıklarını söyleyerek, "Biz aslında o tarihte geleceği satın aldık. Buranın gelişeceğini ve mutlaka kısa yolların yapılması gerektiğini öngörüyorduk. Yeni açılan yollarla artık İstanbul’a çok daha yakınız. Üstelik evimize gelince şehirden çok farklı bir ortama giriyoruz" diyor.
Dragos’ta yıllarca denize karşı bir evde oturduklarını söyleyen Ersin Bey, Beykoz’da yeşillikler içindeki villalarına taşındıktan sonra deniz manzarasını aramadıklarını belirtiyor.
RAHAT BİR EV OLSUN İSTEDİK
Ersin Bey’in 15 yıldır tanıştığı ve 10 yıllık evli olduğu İspanyol eşi Carmen, kültür farklılığına rağmen İstanbul’da yaşamayı iyice benimsemiş. Carmen Hanım’ın İspanya’da büyüdüğü ev de bugün oturdukları villaya benzediğinden ortama uyum konusunda pek yabancılık çekmemiş.
Villayı aldıklarında sadece dışının bittiğini söyleyen Ersin Kayalar, "Mimar bir arkadaşımızdan profesyonel destek aldık. Evin her ihtiyacı ile özellikle kendimiz ilgilendik" diyerek, şöyle devam ediyor: "Evin içini altı ayda bitirdik. Rahat bir ev olsun diye yola çıktık. Eşimle birlikte İngiltere’de uzun yıllar yaşadığımız için İngiliz tarzını da biraz yaratmak istedik. Ahşap da kullandık. Antika merakımız da var. Salondaki avizelerin biri 100 yıllık, ikisi 100 yıldan daha eski. Onları tek tek gördükçe beğenip yavaş yavaş aldık. Müzayedelerden birer ikişer heykel topladık. Ufak tefek resimler aldık. Böylece bütün isteklerimizi, zevklerimizi içinde barındıran, biraz klasiğe dönük ama fazla ağır olmayan bir ev yapmaya çalıştık."
SOSYAL TESİSLERE YAKINIZ
Villanın sol tarafı tamamen yeşil. Sağında ise komşu villa ile ortak bahçede çocuklar beraber oynuyor. Carmen ve Ersin Kayalar, 7 yaşındaki oğulları Kerem için yaşadıkları ortamın çok ideal olduğuna inanıyor.
Kayalar Ailesi, 400 villanın henüz yapım aşamasında olduğu ilk yıllarda villalarını seçme şansına sahip olmuş. Onlar da bu önceliği değerlendirmiş. Sosyal tesislere, havuza, spor salonlarına en yakın villayı seçmişler. Evin aydınlık olması, sağlamlığı ve her türlü güvenliğinin olması da onlar için önemli.
Az sayıda ailenin oturduğu ilk yıllarda komşularını tanıma şansına sahip olmuşlar. Ancak zaman içinde diğer villalar birer birer doldukça, Beykoz Konakları kalabalıklaşmış. Kayalar Ailesi, konaklardaki ilk yıllardaki sıcak ilişkilerin ve komşuluğun kalabalıklaşmayla birlikte çok fazla kalmadığını üzülerek dile getiriyor.
Tokat Müzesi’ne kayıtlı cam koleksiyonum var
Ersin Bey, uzun yıllardır cam koleksiyonu yapıyormuş. Tokat Müzesi’ne kayıtlı eski göz yaşı şişelerinden oluşan çok iyi bir koleksiyonu var. Bir ara resim de topluyormuş ama son birkaç yıldır işlerini yoğunluğundan bu merakına eskisi kadar vakit ayıramıyormuş. Yine de fırsat bulduğunda beğendiği ve iyi ressamların eserlerini almaya çalıştığını söylüyor. Ersin Bey’in eşi Carmen de resim yapıyor ve bunları Beykoz Konakları’nda sergiliyormuş. Carmen Hanım ayrıca tahta sanatı, yemek ve tatlı konusunda da çok iyiymiş. Ersin Bey, "Eşim çok güzel yemek yapıyor. İyi bir İtalyan lokantasında yiyebileceğimiz her türül yemeği çok iyi yapıyor. Sadece balık yapmaz. Biz de balığı ailece Boğaz’da yiyoruz. Zaten, Boğaz’ı çok seviyoruz" diyor.
Bugünkü faizlerle uzun vadeli kredi alınmaz
Ersin Kayalar, Türkiye’de son yıllarda kredili ev almanın çok avantajlı hale geldiğini, ancak yine de faizlerin henüz istenilen seviyelere inmediğinden dert yanıyor. Kayalar, "3-4 yıllık vadeler dışında bugünkü faizlerle uzun vadeler çok akıllıca değil. Sizi geriye bile götürebilir" uyarısında bulunuyor. Kayalar, "Mortgage’in getireceklerini beklemek ve orada uygulanacak faize bakmak gerekiyor. Yine de uzun vadeli kredi bana göre cazip değil" yorumunu yapıyor.
Hafta sonu Alaçatı’daki ’taş ev’imize kaçıyoruz
Carmen ve Ersin Kayalar, genellikle hafif caz ve yumuşak melodileri dinliyor. Ersin Bey, "Müzik dinlerken dinlenmek, kafamızı boşaltmak istiyoruz. Yoğun çalışıyoruz. Kayalar Kimya’nın yeni yatırımları nedeniyle üç yıldır her hafta sonu çalışıyorum" diyor. Son birkaç aydır cumartesileri çalışmamaya özen gösterdiğini belirterek, şunları söylüyor: "Alaçatı’da bembeyaz bir taş evimiz var. Çok sade, ferah ve denize yakın bir ev. Cuma akşam gidiyoruz, pazar akşam İstanbul’a dönüyoruz. Alaçatı eşim Carmen’in İspanya’da büyüdüğü adaya çok benziyor. İş nedeniyle çok fazla dışarıda olduğum için İstanbul’dayken ailece birlikte mümkün olduğunca fazla zaman geçirmeye çalışıyoruz. Boğazda ailece balık yiyoruz, oğlumuzla oynuyoruz."
Porsche’ye biniyor motokros yapıyor
Çocukluktan beri motorlara meraklı olduğunu vurgulayan Ersin Kayalar, motokros yapıyor. Fırsat buldukça motosikletine atlayıp dolaştığını belirtiyor. Her zaman en iyi otomobile binmeye çalıştığını söyleyen Ersin Bey, otomobilini en az dört yılda bir kez değiştiriyormuş. Şu anda kullandığı jeep ise Porsche. Otomobil sporları dışındaki spor merakına gelince... "Ailece Fenerbahçeliyiz, ama fanatik değiliz" diyor ve ekliyor: Bu yıl 7 yaşındaki oğlum Kerem çok istediği için maçlara gitmeye başlayacağız."
Raporları da kitabı da koltuğa uzanıp okurum
Sabah 06.30’da kalkıp 07.15’te evden çıkmak zorunda olduğunu belirten Ersin Bey, akşamları da eve 20.00’den önce dönemediğini söylüyor. Eşi Carmen de tekstil ihracatıyla uğraşıyor. Genç çiftin en çok sevdiği mekan ise salonları. Akşamları şöminenin önündeki koltuğuna uzanan Ersin Bey, kitaplarını da raporlarını da hemen her şeyi orada okumayı seviyor. Villanın ikinci katında kendisine bir ofis yapmasına rağmen orayı pek kullanmadığını da belirtiyor.
kaynak:hürriyet