Düşen faizlerle büyük bir artış yakalayan konut sigortaları, mayıs ayındaki dalgalanmayla yüzde 2’lere yükselen faiz ve mortgage’nin yasalaşmaması nedeniyle durma noktasına geldi. Aylık 15-20 YTL prim ödemesiyle konutun sigortalandığını belirten sektör temsilcileri, sigorta bilincinin gelişmesi için hükümetin de yaşanan felakatlerde sigortaya dikkat çekmesi gerektiğini söylüyor. Bugün Türkiye’de orta ve üst gelir grubunda ev sahibi olanların konut poliçesine sahip olma oranı yüzde 20 seviyesinde.
Geçen yıl hız kazanan konut kredisi talebinde yaşanan patlama konut sigortası sayısını da ciddi oranda artırdı. Konut kredi kullanımında zorunlu tutulan konut sigortası sektördeki büyümeyi etkileyen en önemli unsur oldu. Sektör konut sigortalarında poliçe sayısında 2005 yılına göre yüzde 30 civarında artış yakalarken, kredinin vadesi boyunca yenilenmesi gereken konut sigortaları da tüketiciyi teşvik etti. Ancak yüzde 1’lere gerileyen konut kredi faizlerinin mayıs ayındaki dalgalanma sonrasında yüzde 1.80-90’lara çıkması ve mortgage’nin hala yasalaşmamasının konut sigortalarında durgunluk yarattığı, poliçe sayısının artışını sınırladığı ifade ediliyor. Sektör temsilcileri tüketicilerin sigorta konusunda hala bilinçsiz olduğu belirtilirken, aylık 15-20 YTL’ye konutun, eşya da dahil sigortalandığına dikkat çekiyor.
SİGORTA BİLİNCİ GELİŞMELİ
Konuya ilişkin olarak hürriyetemlak.com’un yaptığı bir anketin sonuçları da tüketicin konut sigortasına bakış açısını gösteriyor. Ankete katılan 3680 kişinin yüzde 36’sı yani 1335 kişisi konutunu geniş kapsamlı sigorta yaptırdığı görülüyor. Deprem riskine karşı sigorta yaptıranlar ise katılanların yüzde 19’unu oluşturuyor. Konutunu sigortalatmayı düşünmeyenler ise katılımcıların yüzde 31’ini oluşturuyor. Bu da sigorta bilincinin hala gelişmediğini gösteriyor.
Sigortam.net Pazarlama ve CRM Direktörü Özgür Zeybek, Türkiye’de orta ve üst gelir grubunda ev sahibi olanların konut poliçesine sahip olma oranının yüzde 20 seviyesinde olduğunu belirterek, Türkiye’deki konutların halen çok önemli bir bölümünün sigortasız olduğuna dikkat çekiyor. Sigorta bilincinin gelişmesi için sektörün çalışmaların yanısıra hükümetinde bu konuda yönlendirici olması gerektiğini belirten Zeybek, "Son dönemde yaşanan sel felaketinde hükümetin konut sigortasına dikkat çekmesi gerekiyor" dedi.
KREDİ FAİZLERİ YÜKSELDİ
Konut sigortası satışlarına bakıldığında geçen yıla göre yüzde 30 civarında bir artış yaşandığı görülüyor. Ancak bu artış mayıs ayında yaşanan dalgalanma sonrası bankaların kredi faizlerini artırmasıyla durma noktasına geldi. Faizlerdeki artışla birlikte konut edinme iştahının da geçen yıla göre gerilemesi konut sigortalarını da doğrudan etkiledi. Özgür Zeybek, konut sigortalarının konut alımında tamamlayıcı bir unsur olduğunu ifade ederek, "Konut sigortası bu sistemin tamamlayıcısı konumunda. Konut sigortası daha çok yeni alımlarda öne çıkıyor. Ancak son dönemde konut talebindeki durgunluk konut sigortalarını da olumsuz etkiledi. Ayrıca sigorta bilinci gelişmediği için tüketici ancak krediyle satın aldığı evi bankanın mecburiyetinden dolayı sigortalatıyor" diyor.
AYLIK 15-20 YTL’YE SİGORTA
Konut kredisi kullanımında bankaların zorunlu tuttuğu konut sigortası, kredi kullanan tüketici içinde büyük önem taşıyor. Çünkü zorunlu olan DASK sadece depreme karşı yapılıyor ve ve evin değerinin belli bir bölümünü teminat altına alıyor. Ancak bankalar konut sigortasını zorunlu tutarak evin tamamını yangın, hırsızlık, su baskını gibi felaketlere karşı teminat altına alıyor ve sigorta bilincini öne çıkarıyor. Konut sigortasının maliyeti ise evin büyüklüğü bulunduğu yere göre farklılık gösteriyor. Sigortanın maliyeti yıllık 40 YTL ile 500 YTL arasında değişiyor. Ortalama bir apartman dairesinin konut sigortası maliyeti 70-80 YTL’yi geçmiyor. Bu sigorta kapsamına eşya da dahil edildiğinde sigortanın bedeli 150-200 YTL’ye çıkıyor. Sektör temsicileri aylık 15-20 YTL prim ödeyerek konutun sigortalanabileceğine dikkat çekiyor.
Balık lokantasında iki akşam yemeğine sigorta
ANADOLU Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, Türkiye’deki konut stoku göz önünde bulundurulduğunda, konut sigortası yapılma oranının çok yetersiz seviyelerde olduğuna dikkat çekti. Metropollerde bile oranın yüzde 10’larda kaldığını belirten Su, primlerin son derece ucuz olduğunu söyledi. Su "Konutta karşılaşılabilecek hırsızlık, yangın, su basması gibi riskler insan hayatında sürekli olmaz, bir kere olur ama dağıtır geçer. Kasko nedeniyle konut sigortasının yüksek olacağı sanılıyor, (30 milyarlık arabamın kaskosu bu kadarsa 150 milyarlık eviminki çok daha yüksektir) diye düşünülüyor. Halbuki, risk değerlendirmesinde evin riski arabadan çok daha az. Primler kaskoyla mukayese edilmeyecek kadar ucuz. İyi bir balık lokantasında iki akşam yemek yemenin fiyatına bir yıl konut sigortası yaptırabiliyorsunuz " dedi.
kaynak:hürriyet