Nurten Erk Tosuner, bu hafta Motorola Türkiye Genel Müdürü Yücel Kubanç’ın bir yıldır eşi Pelin Hanım ile birlikte yaşadığı Zekeriyaköy’deki villasına konuk oldu. Kubaçlar, evlerine ilk taşındıklarında doğalgaz olmadığı için kaloriferleri yanmadan, mobilya, perde ve beyaz eşyaları olmadan oturmuşlar. Bu nedenle, tam 1.5 ay spor salonunda duş alıp, tıraş olmak zorunda kalmışlar. Pencerelere de çarşaf gererek, idare etmişler. Ancak, hayallerindeki eve 10 yıl önce taşınmanın keyfi, tüm bu eksiklikleri Kubanç Ailesi’ne unutturmuş.
Motorola Türkiye Genel Müdürü Yücel Kubanç, bir yıldır eşi Pelin Hanım ile birlikte Sarıyer Zekeriyaköy’deki yeni villalarında yaşıyor. Birçok eksiği bulunmasına rağmen evlerine bir an önce taşınmak istediklerini anlatan Yücel Bey, yeni evlerindeki ilk günlerini bir yıl sonra gülerek anlatıyor. Yücel Kubanç, "Eve ilk taşındığımızda doğalgaz ve kalorifer yoktu. Yeni evliydik ve mobilyalarımız da henüz gelmemişti. Tam 1.5 ay spor salonunda duş alıp tıraş oldum. Pencerelere de çarşaf gererek, oturduk" diyor.
"Hayalimizdeki eve 10 yıl önceden kavuştuk" diyen Kubanç Çifti, şöyle konuşuyor: "Satın almak için ev ararken Zekeriyaköy’de "böyle bir evimiz olsun" diye yola çıkmadık. Ancak baktığımızda Etiler, Ulus’taki fiyatlarla kıyasladığımızda Zekeriyaköy’de villa alırsak daha fazla değer kazanacağını düşündük. Bahçesi olsun, ferah olsun, havuzumuz olsun, başka eve bakmasın, aydınlık olsun istedik. Tam, böyle bir evi ancak 5 ile 10 yıl sonra alabiliriz diye düşünüyorduk ki birden karşımıza hayal ettiğimiz bu ev çıktı. Böylece, hayallerimizi gerçekleştirme imkanı doğdu."
BİR YIL ÖNCE TAŞINDILAR
Yücel Bey, 2005 Temmuz ayında evi almışlar, eşi Pelin Hanım ile 30 Ağustos 2005’te evlenmişler. Evlendikten sonra 2.5 ay Maslak’ta Gazeteciler Sitesi’nde oturmuşlar. Bu sürede yeni evlerinde tadilat yapmışlar, doğalgaz bağlanmasını beklemişler. Geçtiğimiz kasım ayında da 400 metrekarelik yeni evlerine taşınmışlar. Ancak doğalgaz bağlanmamış, mutfakta kullanabilecekleri bir enerji bile yokmuş. Mobilyalar da henüz gelmemiş. Yatak odasının penceresine çarşaf gerip elektrikli radyatör alıp bir süre böyle idare etmişler. Yücel Bey, "Tam 1.5 ay spor salonunda duş alıp, tıraş oldum. Aralık ayının sonuna doğru hem doğalgazımız açıldı, hem de mobilyalarımız geldi" diyor.
YAŞAM KALİTEMİZ YÜKSELDİ
Ev ararken Zekeriköy’ün her ne kadar akıllarında olmadığını söyleseler de Kubanç Çifti, bugün Zekeriyaköy’de oturmaktan dolayı çok memnun. Yücel Kubanç, "Taşındıktan sonra niye buraya geldik diye düşündük. Ama soluk aldıkça havanın temizliğini hissediyorsunuz. Bir tarafımız orman. bir tarafımız deniz. Bunun değeri ölçülemez. Yaşam kalitemiz ve sağlığımızla ilgili" diyerek, bulundukları lokasyondan duydukları memnuniyeti dile getiriyor.
"Haftasonları evden hiç çıkmıyoruz" diyen Kubanç Çifti, zamanlarını artık spor salonu yerine bahçedeki güllerle uğraşarak geçirdiklerini söylüyorlar. Yücel Bey, "Bahçeyle uğraşmanın, çimen yetiştirmenin ne kadar zor olduğunu anladım. Bütün gün rakamlarla uğraştıktan sonra gelip burada toprakla, ağaçla, çiçekle uğraştığımızda gerçekten başka bir dünyaya giriyorsunuz. Tüm gerginliğinizi atıyorsunuz" diyor. Yücel Bey, böyle bir eve ve onun getirdiklerine alıştıktan sonra da bundan vazgeçmenin mümkün olmadığını belirtiyor.
Şehir dışına çıkma alışkanlığımız azaldı
Zekeriyaköy’e taşınmadan önce haftasonlarında motosiklete atlayıp şehir dışına çıktıklarını, deniz kıyısı, göl ya da ormana gittiklerini belirten Yücel Kubanç, "Artık buna ihtiyaç azaldı diye düşünüyorum. Hala geziyoruz ama eskisi gibi her haftasonu gitme alışkanlığımızı kaybettik. Canımız evden dışarı çıkmak istemiyoruz. Çünkü, evimizde güzel bir haftasonu geçiriyoruz" diye konuşuyor. Yücel Bey ve eşi Pelin Hanım, haftasonlarında artık eşini dostunu evde ağırlamaktan keyif aldıklarını söylüyorlar. Hava izin verdikçe de bahçede ve havuzda zaman geçirdiklerini belirtiyorlar.
Motosikletleri sattık, kredi kullanmadık
Kubanç Ailesi’nin en büyük tutkularından biri de motosiklete binmek. Ama evi alırken kredi kullanmamak için motosikletlerini bile satmışlar. Kredi kartına taksit bile yapmam, cazip de olsa kredi kullanmam" diyen Yücel Bey, şunları söylüyor: "Evi kendi imkanlarımızı zorlayarak aldık. Borcum olduğunu bilirsem huzursuz olurum. Bu evi de hiç kredi kullanmadan aldık, motosikletlerimizi bile sattık. Biz ev alırken krediler çok cazipti, ama biz yine de kredi kullanmamayı tercih ettik."
Yoga ve dalış hayatımızın parçası
Yücel Bey'in eşi pelin Hanım, aslında kimya mühendisi. Ancak üç ay önce bu işi bırakmış ve yoga dersi vermeye başlamış. Pelin Hanım, zaman zaman Yücel Bey'e de yoga yaptırıyormuş. Bu arada her ikiside dalgıç... Yücel Bey 10 yıldır tüplü dalış yapıyor, Pelin Hanım ise iki yıldır bu sporla uğraşıyor. Bayram tatillerinde ise Endonezya ve Malezya'ya dalış yapmaya gidiyorlar. Yine birlikte fırsat buldukça rüzgar sörfü yapıyor ve kayıyorlar.
Teknolojiyle iç içeyiz, sinema izlemeyi severiz
Yücel Bey’in işi nedeniyle teknolojiyle de çok yakından ilgili olan Kubanç Ailesi, evdeyken bilgisayar başına ancak ihtiyaç olursa geçiyor, "bilgisayarı bilgi edinmek için kullanırız, eğlenmek için değil" diyorlar. Sinemayı çok seven aile, özellikle İngiliz ve Fransız filmlerine meraklı. Son dönem Türk sinemasını da beğeniyle izliyorlar. Bu yüzden Zekeriyaköy’e taşındıktan sonra sinemaya çok sık gidemedikleri için evde güzel bir sinema sistemi kurmuşlar.
Cumhuriyet tarihi okurum, evde hiç iş konuşmam
Okumayı çok sevdiğini söyleyen Yücel Kubanç, son dönemlerde Cumhuriyet tarihine ağırlık vermeye başlamış. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait kitaplara yönelen Yücel Bey’in son okuduğu kitaplar ise Latife Hanım ve Bülent Ecevit’in siyasi geçmişini anlatan Karaoğlan. Kitaplığındaki kitap sayısının binin üzerinde olduğunu söyleyen Yücel Bey, "Kitaplar benim için çok önemli" diyor. Çok yoğun çalışan Yücel Bey, iş ve özel yaşamı birbirinden ayırmaya gayret gösterdiğini söylüyor. Eşi Pelin Hanım da, "Yücel evde hiç iş konuşmaz. Hatta Motorola’nın yeni cep telefonu modellerini bile başka yerlerden öğreniyorum" diye konuşuyor.
kaynak:hürriyet