Bankaların faizlerdeki seyri tüketicinin konut talebini önemli ölçüde etkiliyor. Ancak bankacılar, ihtiyaç nedeniyle konut alacak tüketicilerin ’faizler düşecek’ beklentisiyle taleplerini ertelememeleri gerektiğini belirterek faizler ile konut fiyatları arasında paralellik olduğunu söylüyor. Bankacılar faizlerin yüzde 1’li seviyelere gerilediği dönemde konut fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, faizler artışa geçtiğinde fiyatların gerilediğini savunuyor. Bu nedenle yüksek faiz döneminde bile fiyatı gerilen konutu satın alarak avantajlı hale gelinebileceğini savunuyor.
Mayıs ayındaki dalgalanma sonrası yüzde 2 seviyelerine kadar çıkan konut kredi faizleri temmuz ayından bu yana ortalama yüzde 1.80 seviyelerinde dinleniyor. Kimi bankalardan sınırlı faiz indirimleri gündeme gelse de faizlerde aşağı yönlü bir trend izlenmiyor. Faizlerdeki seyir tüketicinin de talebini önemli ölçüde etkiliyor. Ancak bankacılar, ihtiyaç nedeniyle konut alacak tüketicilerin ’faizler düşecek’ beklentisiyle taleplerini ertelememeleri gerektiğini belirterek faizler ile konut fiyatları arasında paralellik olduğunu söylüyor.
Bankacılar faizlerin yüzde 1’li seviyelere gerilediği dönemde talebin yüksek olduğu bölgelerde konut fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, faizler artışa geçtiğinde yine bu bölgelerde fiyatların gerilediğini savunuyor. Bu nedenle yüksek faiz döneminde bile fiyatı gerilen konutu satın alarak avantajlı hale gelinebileceğini savunuyor.
FİYATLAR YÜZDE 20 GERİLEDİ
2005 yılında faizlerdeki gerileme konut talebini artıran en önemli unsurlardan biri oldu. İkinci el ve proje bazlı konulara olan taleple birlikte inşaat sektöründe patlama yaşandı. 2005 yılında Türkiye genelinde konut fiyatlarındaki artış yüzde 70’e ulaşırken, talebin yüksek olduğu İstanbul’da ise bu oran yüzde 90’a kadar tırmandı. 2006 yılının ilk yarısında da konut talebindeki canlılık devam ederken, mayıs ayında global piyasalardaki dalgalanmanın etkisiyle konut sektöründe talepler askıya alındı. Bunda da bankacılık sektöründe konut kredi faizlerindeki hızlı yükseliş önemli rol oynadı. Dalgalanmanın etkisiyle 2006 yılının tamamında ikinci el konutlarda ise yüzde 20’ye varan gerileme gündeme geldi.
FAİZ DEĞİL KONUT FİYATI
Konut fiyatlarında yaşanan bu gerilemenin değerlendirilmesi gerektiğini savunan bankacılar, fiyatlardaki gerileminin ihtiyaç nedeniyle konut alacak tüketiciyi avantajlı hale getireceğini savunuyor. Buna göre 2006 yılı başında 200 bin YTL olan bir apartman dairesi için kullanılacak kredi miktarının 150 bin YTL (konut bedelinin yüzde 75’i) olduğuna dikkat çeken bankacılar, bugün bu konutun fiyatının yüzde 20 gerilediği hesaplandığında konutun toplam fiyatının 160 bin YTL’ye indiğini bunun için kullanılacak kredinin ise 120 bin YTL’ye düştüğünü söylüyor. Buna göre de faizlerin yüzde 1.08 olduğu 2006 yılı başında 10 yıl vadede 150 bin YTL için ödenen aylık taksit miktarı, 2 bin 294 YTL olurken, bugün yüzde ortalama 1.80 faizle 120 bin YTL için ödenen taksit ise 2 bin 536 YTL’ye denk geliyor.
ANA PARA AVANTAJI
Bankacılar, bu hesaba göre bankadan alınan kredi miktarının düşmesinin yanında, bankaya yüzde 25 oranında ödenecek peşinatında gerilediğine dikkat çekerek, "Tüketici daha yüksek bir faizden kredi alsa da kullandığı ana para miktarı düştüğü için avantaja geçiyor. Çünkü uzun vadeli kredilerde ana para ne kadar düşük olursa tüketiciye yansıyan toplam maliyette daha az oluyor. Faizler düşücek diye beklerken, konutun fiyatı arttığı için yüksek faizle kullanılan krediden daha fazla maliyetle karşı karşıya kalınabiliyor" diyor.
TERAZİNİN İKİ KEFESİNE BAKIN
İhtiyaç nedeniyle konut sahibi olmak isteyenlerin bu hesaplama ile hareket etmesi ve alacağı konutun 1 yıl içindeki fiyat seyrine bakması gerektiği belirtiliyor. Bankacılar, faizler düşerken terazinin öbür kefesi olan konutların fiyatlarında artışın gündeme geldiğini hatırlatarak, şunları söylüyor. "Tüketici bugün faizlerin ortalama yüzde 1.80 olduğu ortamda satın almak istediği konutu 1 yıl öncesine göre daha uygun bir fiyattan alabiliyorsa, bu toplam maliyette tüketiciyi avantajlı hale getiriyor. Son dönemdeki durgunluk nedeniyle konut fiyatlarında yüzde 20 gerileme olduğu gözönüne alındığında bu fırsat değerlendirilmeli"
Yatırım amaçlı konut alımında durum farklı
Bankacılar, yatırım amaçlı konut satın alanlar için durumun farklı olduğuna dikkat çekerek, şunları söylüyor: "Yatırım amaçlı konut satın alanlar, prim yapacak bölgelerde en uzun vadede kredi kullanarak satın alma yoluna gidiyor. Konutun prim yapması sonrasında ise konutu elden çıkararak krediyi kapatıyor. Böylece aradaki prim yatırımcının cebine kár olarak yansıyor. Bu nedenle bu tarz yatırım yapanlar şimdilik konut fiyatları daha da düşer mi? yönünde bir beklemede."
Bankacılık sektöründe konut kredilerinin seyrine bakıldığında toplam konut kredi portföyü 22 milyar YTL’ye ulaştı. Bunun büyük bir bölümü ise 2005 yılı ve 2006 yılının ilk yarısında gerçekleşti. 5 yıllık süreçte ise toplam 600 bin kişinin konut kredisi kullandığı hesaplanıyor. Bankacılar, konut kredisi talebinde ilk dalganın karşılandığını belirterek, bundan sonraki dalganın bir alt gelir grubuna yönelik olacağını söylüyor.
kaynak:hürriyet