Psikiyatrist Sedat Özkan, ev sahibi olmanın kişilerin psikolojik gelişimi açısından önem taşıdığını belirterek, Türkiye’de banka kredisiyle ev sahibi olan kişilerde ise "Bu borç nasıl bitecek" kaygısının uzun vadede soruna dönüştüğünü söyledi. Özkan, Türkiye’de tartışılan mortgage sisteminin rasyonel olduğunu ve risk algısını değiştirerek, insanları psikolojik olarak etkileyeceğini belirtti.
Türkiye’de konut kredilerine olan talep son dönemde yavaşlasa da, son beş yılda 600 bin kişi konut kredisi ile ev satın aldı. Bu alımların büyük kısmı ise yatırım amaçlı yapıldı. Ancak Türkiye’de halen 13 milyon kiracı bulunuyor. Kiracıların büyük bölümünün ise bugün bankaların konut kredisine uyguladığı yüksek faizler nedeniyle ev sahibi olmaya ekonomik güçleri yetmiyor. Türkiye’de halen banka kredisiyle borçlanarak ev sahibi olmak riskli olarak değerlendirilirken, koşullarını zorlayarak kredi kullanan kişilerin kredi vadesi boyunca psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.
İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Başkanı Sedat Özkan, ev sahibi olmanın kişilerin psikolojik gelişimi açısından önem taşıdığını belirterek, Türkiye’de banka kredisiyle ev sahibi olan kişilerde "Bu borç nasıl bitecek" kaygısının uzun vadede soruna dönüştüğünü söyledi. Özkan, mortgage sisteminin rasyonel olduğunu ve risk algısını değiştireceğini savundu.
UZUN VADE TEDİRGİN EDİYOR
Sedat Özkan, ev sahibi olmanın kişiliği ifade etmede önemli rol oynadığını söylüyor. Özkan şunları söyledi: "Türkiye’de ev sahibi olmak ekonomik düzey açısından önemli bir gösterge. Üst üste yaşanan ekonomik krizler kişilerin risk alma iştahlarını ortadan kaldırdı. Son birkaç yıldır ekonomide bir iyileşme söz konusu olsa da tüketicilerin ekonomiye olan güveni hala sağlanmış değil. Bu nedenle yatırım kararı alırken, tedirginlik devam ediyor. İki yıldır ise bankaların faiz indirimleriyle birlikte kredi ile ev sahibi olma yolu tercih ediliyor. Ancak Türkiye’de henüz bunun psikolojik olarak alt yapısı sağlanmış değil. Uzun vadeli borç beraberinde büyük bir kaygıyı getiriyor. Büyüyen kaygı ise psikolojik olara kişileri yıpratıyor. Yani insanlar güven duymadıkları bir ortamda tedirginlikle kendilerini güven altına almaya çalışıyor" dedi.
EV SAHİBİ OLMAK MUTLU EDİYOR
Ev sahibi olmanın kişileri mutlu ettiğini savunan Özkan "Ekonomik sosyolojik psikolojik boyutlarının yanı sıra ev sahibi olmanın antropolojik temellerine bakıldığında emniyet ve güven duygusunun bir uzantısı olduğu görülüyor. İnsanların en temel gereksinimlerinden biri olan ailesi ile birlikte güven içinde yaşama duygusu ve kendini garantiye alma bu noktada önem taşıyor" dedi. Özellikle kiracılar için ev sahibi olmanın önemli yaşam hedeflerinden biri olduğunu söyleyen Özkan, bu gerçekleştiği zaman kişilerin psikolojik olarak kendilerini güvende hissederek bunun mutluluğu beraberinde getirdiğini savunuyor.
KİRA BOŞA GİDEN HARCAMA
Kiranın hane halkının önemli gideri olduğunu hatırlatan Sedat Özkan, kira kadar bir taksit ödemesiyle ev sahibi olabilmenin kişinin "param havaya gidiyor" algılamasını değiştirdiğini belirtiyor. Kira ödemesinde birçok kişinin bu parayı boşa harcamış gibi hissettiğini anlatan Özkan, sözlerine şöyle devam ediyor: "Kişiler kendilerine ait olmayan bir ev için ödeme yaptıklarında mutsuz hissediyorlar. Ancak bu ödemeyi kendi satın aldığı evi için yaparsa bu paranın boşa harcanmadığı düşünülüyor. Böylece bu kişiler ailesi ve ya da kendisi için geleceğe yatırım yaptığı düşüncesiyle kendini güvende hissediyor
MORTGAGE SİSTEMİ RASYONEL
Özkan, Avrupa, ABD ve Japonya gibi ekonomilerin nispeten stabilize olduğu gelişmiş ülkelerde kişilerin borçlanma konusunda endişelerinin sınırlı kaldığına dikkat çeken Özkan, bu gibi ülkelerde mortgage sisteminin ev sahibi olma sorununu önemli ölçüde çözdüğünü söylüyor. Mortgage sisteminin rasyonel olduğunu anlatan Özkan, "Mortgage sisteminin yasalaşması insanları psikolojik olarak etkileyecek. Çünkü faizlerin düşmesiyle birlikte ödenecek taksitlerde kira gideri kadar olacak. Örneğin; 25 yaşında hayata atılmış bir genç, eğer 30 yıl vadeli borçlanarak 45 yaşına kadar hiç kira ödemeden kendi evine sahip olabilecek. Genç yaşta alınan bu karar ise bu kişide sorumluluk ve ait olma duygusunu daha hızlı geliştirecek. Bu da kişin ekonomik olarak daha güçlü hissetmesini sağlayacak. Ayrıca bu kişinin kişisel yaşam alanındaki riskli davranışları sınırlanacak ve pozitif bir sorumluluk duygusu gelişecek" dedi.
kaynak:hürriyet