Yılda 100 milyon metrekare çatının kaplandığı Türkiye’de çatı pazarı 1.5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşırken, yeni konutların çatıları, eski sistemle düzenlenen kiremit yerine daha teknolojik ve daha çevreci hale geliyor. Son dönemde kaplamaların altına konulan su yalıtım malzemeleri sayesinde nefes alabilen çatılar, konutun elektriğinin çatı malzemelerinden sağlanmasına olanak veren uygulamalar ve yeşil çatılar yeni nesil sistemler arasında yerini aldı.
Kış aylarında konutların kar ve yağmurdan korunmasını sağlayan çatı sistemleri, yeni teknolojiye göre şekilleniyor. Çatı kaplamasının altına konulan su yalıtım malzemeleri sayesinde nefes alabilen çatılar, konutun elektriğinin çatı malzemelerinden sağlanmasına olanak veren uygulamalar ve yeşil çatılar, yeni nesil çatı sistemleri arasında yerini aldı.
Onduline Avrasya Genel Müdürü Burhan Karahan, çatılarda geleceğin çözümlerinin teras çatıların yalıtım membranıyla (su yalıtım örtüsü) kaplanması ve çatı kaplama malzemelerinin güneş kolektörü olarak kullanılıp elektrik elde edilmesi olduğunu söyledi. Karahan, Almanya’da uygulamaları görülen bu sistemde elektriğin tamamen çatıdan alınabileceğini ve çatı kaplama malzemelerinin aynı zamanda elektrik üretiminde kullanılacağını belirtti. Karahan, "Türkiye gibi güneş potansiyeli yüksek bir ülkede bu sistemler yaygınlaşacak. Şu anda ilk yatırım maliyeti yüksek. Böyle bir sistem 15 bin Euro’ya kurulabiliyor. Üç yıl sonra bu sistemler Türkiye’de de uygulanmaya başlar. 10 yıl sonra da yaygınlaşır" dedi.
YEŞİL ÇATILAR GELİYOR
Çatılarda yeni bir uygulama olarak da ’yeşil çatıların’ gündeme geldiğini belirten Karahan, bu uygulamayla ilgili şu bilgileri verdi: "Çatı yerine bitki kullanılıyor. Teras çatılara bitki ekiliyor. Çok yeni olan bu sistemin Türkiye’de birkaç uygulaması var. Yeşil çatı teras yanında eğimli çatılara da uygulanabiliyor. Terasın üzerine toprak karışımı konularak susuzluğa dayanıklı bitki ekiliyor. Bunlar zamanla yeşeriyor. Şehirlerde artık yeşillendirecek yer kalmadığı için çatılarda yeşillendirme yapılıyor. Böylece şehrin oksijen oranı artırılıyor. Yeşil çatıyı, Türkiye’de iki alışveriş merkezi uyguladı. Alanya, Heybeliada ve Büyükada’daki birkaç ev bu uygulamayı yaptı. Şu anda 40-100 arasında evde var. Ama giderek yaygınlaşacak. Metrekare maliyeti 15-20 Euro arasında değişiyor."
NEMİ VE RUTUBETİ ÖNLÜYOR
Çatı sektöründeki en önemli yenilik, hafif çatı kaplama malzemelerinin kullanılması olarak görülüyor. Bu tarz ürünler son yirmi yılda pazarda önemli ağırlık kazandı.Burhan Karahan, şingıl (shingle) yalıtım örtüleri ve kiremit altı çözümlerde gelişme olduğunu ifade ederek, artık daha bilimsel yöntemlerle yola çıkıldığını, yoğuşma kontrolüne önem verildiğini kaydetti. Karahan, şöyle devam etti: "Yoğuşma kontrolü, nemim çatıda kalmamasını evin içine duvarlara leke, iz, rutubet oluşmamasını sağlıyor. Çatıların ana sorunu olan bu konuya, kiremit altı selülözik levhalar yüzde yüz çözüm sağlıyor. Oluklu yapılarıyla havalandırmayı sağlıyor, yoğuşmayı önlüyorlar. Aktarmalardan çatının zarar görmemesi için kiremit altı kaplama önemli."
2007’de çatı sektörü büyür
Ondulıne Avrasya Genel Müdürü Burhan Karahan, Türkiye’de önceden ağırlıklı olarak kiremit kullanıldığını belirterek, "Şu anda gelinen noktada yılda 100 milyon metrekare çatı kaplanıyor. Çatıların yarısı yıllardır kullanılan toprak kiremitten yapılıyor. Geriye kalanlarda ise, selülözik levhalar ve şingıl ağırlık kazandı. Özellikle yeni yapılan binalarda kullanılıyorlar. Selülözik levha ve şingıl’da metrekaresi 5-30 dolar arasında olan çözümler var. Sektör 1.5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmış durumda. Gelecek yılı inşaat ve çatı malzemeleri sektörünün büyümeyle kapatacağını düşünüyoruz" diye konuştu.
Çatı tipi her yörede farklı olmalı
Çatılar, ülkemizde farklı mevsim koşullarına karşın her bölgede benzer özelliklere sahip. Fazla eğimli olmayan çatılar, yağmur ve kar alan bölgelerde sorunlara neden oluyor. Onduline Avrasya Genel Müdürü Burhan Karahan, Türkiye’de çatıların eğim sorunu olduğunu belirterek, "Yağmur ve kar alan bölgelerde dik çatılar olması lazım. Bu tür çatılar suyun ve karın kayıp gitmesini sağlar. Antalya’daki çatıyla Trabzon’daki aynı. Her yöreye göre çatı tipinin ayrı olması gerekir. Ayrıca insanlarımız çatı başına aktıktan sonra çözüm aramayı düşünüyor. Kışa girilmeden hazırlıkların yapılması lazım. Çatı akınca kışın geçmesi bekleniyor, yazın da sorun yaşamayınca unutuyor. Çatılarında sorun olduğunu sonbaharda yağmur yağınca tekrar hatırlıyorlar" şeklide konuştu.
kaynak:hürriyet