Dünyanın önde gelen bilim dergilerinden Populer Science, bugünün mevcut ancak yaygın olarak kullanılmayan teknolojilerinden yararlanarak, 5.5 milyon dolara 2025 yılının evini inşaa etti. Hayallerle yarışan geleceğin evinde yok yok. Yataklarla konuşan pijamalar sayesinde uyurken bile doktor kontrolü altında tutulduğunuz evde manzaralar her gün değişirken, duvarlar hem kendi kendini temizleyip hem de ses ve ışık gücüyle istenilen renge bürünüyor. Mutfak eşyaları ise yemek pişirmek ve pişirilecek yemekte kullanılacak malzemeleri elde etmek için ev halkını beklemek zorunda kalmıyor.
Ev kendisini temizleyip manzarayı değiştirecek
Popular Science’ın inşaa ettiği evde salonları misafirler için temiz bırakma gibi bir sorun olmayacak. Ev kendi kendisini temizleyecek, kir ve mikrop barındırmayan antibakteriyel özelliklere de sahip malzemelerden üretilecek. Kağıt kalılığında televizyonların asılı bulunduğu duvarlarda internet sayesinde kanal seçeneği ise 100 bini aşacak. Evin içinde isteğe göre pencerelerin yeri değiştirilebilecek. Bu pencerelerde hangi manzaranın görülmesi isteniyorsa, o da hard diske yüklenen resim ve video görüntüleri arasından seçilebilecek. Ayrıca, camlar da güneşten aldıkları ultraviolet ışıklarıyla temizlenebilecek. Bu ışınlar kiri kıracak. Yağmur da pencereyi ayrıştırılan kirden arındıracak. Yeni nesil evde boya yapmak için de saatler harcanmak zorunda kalınmayacak. Duvarın rengi istenirse ortamdaki ısıya göre değiştirilecek. İstenirse aynı işlem için güç kaynağı olarak ses ve ışık da kullanılabilecek.
Dünyanın önde gelen bilim dergilerinden Populer Science, San Fransisco Tepeleri’nde 5.5 milyon dolarlık yatırımla geleceğin akıllı evini inşaa etti. 2025 yılının teknolojisi kullanılarak inşaa edilen bu evde, uyurken bile doktor kontrolü altında tutulacak, manzaralar her gün değişecek, kendi kendini temizleyebilen duvarlarda istenildiğinde boya derdi olmadan ses ve ışık gücüyle farklı renkler kullanılabilecek. Geleceğin evinde, mutfak eşyaları ise yemek pişirmek ve pişirilecek yemekte kullanılacak malzemeleri elde etmek için ev halkını beklemek zorunda kalmayacak. Bu aletler evdeki malzemeye göre yemek yapıp, eksik malzemeler için de sipariş verebilecek.
GÜVENLİKLE SINIRLIYDI
Türkiye’ye ilk olarak Sinpaş’ın Aqua Manors projesiyle 2001 yılına giren akıllı ev teknolojisi, her geçen gün gelişiyor. O yıllarda daha çok güvenlik sistemleriyle anılan otomasyon teknolojisi, artık evdeki elektronik aletlerin birbiriyle konuşabildiği, SMS yoluyla yönetilebilen bir hale büründü. Popular Science’ın kurduğu geleceğin ev teknolojisi ise 2025 yılına girildiğinde otomasyon sistemlerinin sadece hayallerle sınırlandırılabileceğini gözler önüne seriyor.
Populer Science’ın gerçekleştirdiği geleceğin evi projesinin mimarlarından Kent Larson, gelişen inşaat teknolojisi de göz önünde bulundurularak yapılan evin odalarının istenildiğinde farklı olarak da konumlandırılıp, lego gibi farklı şekillerde dizilebileceğine dikkat çekiyor. Kişisel bir bilgisayar ya da otomobil gibi yönetilebilen bu evin bölümleri ise fabrikalarda prefabrik olarak üretilip, yerinde monte ediliyor.
PİJAMA YATAKLA KONUŞUYOR
Geleceğin teknolojisi düşünülerek inşaa edilen bu evde en uzak teknolojiyi ise 2025 yılında yaygınlaşması beklenen otomasyon sistemleri oluşturuyor. 2025 yılında hard diske yüklenen resim ve video görüntüleri sayesinde her gün farklı bir manzaranın izlenebileceğini gösteren bu ev 2020 yılında da vücudu ve sağlık durumunu scan eden yatakların, bu yataklarla konuşan pijamaların, evin tüm sorumluluğunu üstlenen robotların, bu robotlarla koordine çalışan eşyaların, ses gücüyle rengi değişen duvarların kullanılıyor olabileceğini adeta kanıtlıyor. Zaten Amerikan askerleri birkaç yıldır sağlık durumlarını merkeze bildiren tarayıcı sistemleri üniformalarında da kullanıyor.
Geleceğin evinde bugün kullanımda olan ve uygulanan sistemlerin yanısıra 2010 ve 2015 yıllarında devreye girmesi planlanan teknolojilere de yer veriliyor. Populer Science Dergisi, 2015 yılına girildiğinde ise eksik malzemekleri sipariş edebilen mutfak sistemlerinin, çağrılınca sinyal vererek kaybetme derdini ortadan kaldıran anahtarların evlerin neredeyse tamamınında kullanılıyor olacağına dikkat çekiyor.
Enerji ihtiyacı yüzde 50 düşecek
Yeni nesil evlerde garaj sadece otomobilin ve eski eşyaların saklandığı bir depo olarak kullanılmayacak. Ayrıca, evin tüm enerji ihtiyacı da garajdan karşılanacak. Popular Science ileride beyaz ışık kullanılacağını ve bu yolla enerji tüketiminin de yüzde 50 düşürülebileceğini belirtiyor. Geleceğin evinde tesisat da takılıp çıkartılabilir özelliklere sahip olacak. Tamir gerektiğinde ise sorun duvarların yıkılmasına gerek kalmadan kolayca giderilebilecek.
Buzdolabı yemeği yapıp robotlar masayı kuracak
Gelecekte mutfakta kullanılan elektronik eşyalar yemek konusunda her türlü ihtiyacı yardımsız giderebilecek. Buzdolabı ve dolaplar neyin eksik olduğunu hem ev sahibine bildirebilecek, hem de markete sipariş verebilecek. Buzdolabı, sensörler ve ürün barkodları aracılığıyla evde hangi malzemelerin olduğunu algılayarak üzerinde bulunan ekran aracılığıyla bu malzemelere göre yemek önerisinde bulunabilecek. Bu yemeklerin nasıl hazırlanacağını da yine ekranı aracılığıyla tarif edebilecek. Ayrıca, evde bulunan 2 veya 4 bacaklı robotlar da yemek hazırlandıktan sonra sofra kurma işini üstlenecek.
Acil durumda doktoru arayan yatak odası
Geleceğin evinin yatak odasında, yataktan hiç kalkmadan dış kapı açılıp, klimayı çalıştırıp misafirler eve kabul edilebiliyor. Yatak ev sakini uyurken bile sağlığını gözetim altına tutuyor. İçeriside yer alan tarayıcılar aracılığıyla vücut ısısı, tansiyon, iç organlar gece boyunca izleniyor. Yatarken giyilen pijamalar da sensörleri aracılığıyla bu tarama sürecinde yatağın yardımcısı oluyor. Pijama sağlıkta herhangi bir problem görünmesi durumunda ana sistemi haberdar ediyor. Sistem de internet aracılığıyla otomatikman aile doktorunu arayıp bilgilendiriyor. Gelecekte bu sistemlerin kolestrol, kan ve idrar analizi yapıp kanser ve Alzheimer teşhisini de koyabileceği belirtiliyor. Geleceğin evinde sadece dış kapı değil, iç kapılar da göz retinası taramasıyla güvelik altında tutuluyor. Kapı tanımadığı gözlere açılmıyor. Ev içinde yaşayanların hangi odada olduğunu da sensörleri aracılığıyla izliyor.
kaynak:hürriyet