Nurten Erk Tosuner, bu hafta Gökçebay ailesinin Bağdat Caddesi’ndeki evlerine konuk oldu. Reuters’in Orta ve Doğu Avrupa Mali İşler Başkanı (CFO) olan Can Gökçebay ve McDonalds’ın Halkla İlişkiler Müdürü Serap Gökçebay, "Bedava ev verseler Etiler’de, Ulus’ta oturmayız. Bağdat Caddesi’nde hayatın içinde, şehrin göbeğinde olmak bizim yaşam tarzımız" diyorlar.
Gökçebay Ailesi, uzun yıllardır Bağdat Caddesi’nde yaşıyor. Dört yıl önce Suadiye’de satın aldıkları eve taşınan 16 yıllık evli Serap ve Can Gökçebay, ’cadde’li olmanın keyfinden ve ayrıcalığından kolay kolay vazgeçmeyeceklerini söylüyor. Serap Gökçebay, McDonald’s Halkla İlişkiler ve Kurumsal İletişim Müdürü, eşi Can Gökçebay da, Reuters Orta ve Doğu Avrupa Mali İşler Başkanı (CFO).
Reuters’de 33 ülkeden sorumlu olan Can Gökçebay görevi nedeniyle 2005 yılından beri Moskova’da yaşıyor. Eşi Serap Hanım ise kızları Eda’nın ilkokula yeni başlamış olmasından dolayı İstanbul’dan ayrılamamış. Can Gökçebay Moskova-İstanbul arasında mekik dokuyormuş. Zaman zaman da eşi ve kızı Moskova’ya gelerek, aile hasret gideriyormuş.
BEDAVA OLSA ULUS’A GİTMEM
Serap Hanım da, Can Bey de yoğun bir çalışma temposu içinde. Arada bir sessizliği sakinliği özlediklerini itiraf etseler de Bağdat Caddesi’nden ayrılmayı hiç düşünmüyorlar. "Bedava ev verseler Etiler’de, Ulus’ta oturmayız. Bağdat Caddesi’nde hayatın içinde, şehrin göbeğinde olmak bizim yaşam tarzımız" diyorlar.
Can Gökçebay, "Çocuklarımız hep 5-6 yaşında kalmıyor. Bu evi aldığımızda kızımız çok küçüktü. Ama kızımız Eda şu anda 9 yaşında. Ben kızımın gece saat 11’lerde kamyon şoförlerinin arasında eve gelmesini istemiyorum" diyor.
Serap Gökçebay da, "Villa tipi evlerde oturan arkadaşlarımız çocuklarını haftasonlarında Bağdat Caddesi’ne getirip bırakıyor. Sonra da gelip alıyor. Eda’yı ise çevredeki herkes tanıyor. Bütün arkadaşları burada, içimiz rahat" diye konuşuyor.
TRAFİK SORUN
Serap Hanım, çocukluğundan beri hep Bağdat Caddesi veya yakınında oturmuş. Evlendikten sonra da Can Bey Avrupa Yakası’ndan Asya Yakası’na geçmiş. Şu anda ikisi de Bağdat Caddesi’nde oturmaktan dolayı çok memnun, dezavantajları olsa da. "Bağdat Caddesi çekim merkezi oldu" diyen Gökçebay Çifti’nin tek ve en büyük sorunu tüm İstanbullular gibi trafik sıkışıklığı. Özellikle cuma ve cumartesi günleri Bağdat Caddesi’nin trafiğinin adım adım gittiğine dikkat çeken Gökçebay Ailesi’nin caddeyle ilgili tek yakındığı konu duran araçların çıkardığı motor gürültüsü.
AKŞAM GÖRDÜK, SABAH ALDIK
Gökçebay Çifti ev sahibi olmaya karar verdikten ancak 5-6 yıl sonra şu anda oturdukları evi alabilmiş. Can Gökçebay, evin satın alınma öyküsünü şöyle anlatıyor: "Ev almaya karar verdikten sonra önce kendime bir defter aldım. Fiyat bilgilerini, emlakçıların adlarını telefonlarını, bize gösterilen evlerin özelliklerini tek tek yazdım. Bizim ev aramamız 5-6 yıl sürdü. Bu sırada Bağdat Caddesi’nden geçerken bir satılık ilanı gördük. Arayıp eve ilişkin bazı bilgileri ve fyatını öğrendik. Sonra akşam uğrayıp evi gördük. Apartmanın sahibi tanıdığımız çıktı. Ama evi biz görmeden önce başkasına söz vermişlerdi. Evi doktor muayehanesine çevireceklermiş. Ancak apartmanda oturanlar bunu hiç istemiyormuş. Biz de oturacağımızı söyleyince doktora satmaktan vazgeçip evi bize sattılar."
Maşukiye’de dinleniyoruz
Gökçebay Çifti’nin İstanbul’a 120 kilometre uzaklıkta Maşukiye’de de bir evleri var. "İstediğimiz an toprağa ayağımızı basıyoruz" diyen Serap ve Can Gökçebay, 1992 yılından bu yana hemen her haftasonunu Maşukiye’de geçirmeye çalışıyor. Can Bey’in Türkiye’de olmadığı dönemlerde de Serap Hanım, kızı Eda ile birlikte her hafta sonu mutlaka Maşukiye’ye gittiğini söylüyor. Maşukiye’deki evi kooperatif olarak almışlar. 6-7 yıl azar azar ödemişler. Çok sevdikleri için de ev bittikten sonra her haftasonu gitmeye başlamışlar. Daha sonra Sapanca Gölü’nü gören bir arsa bulmuşlar. Kardeşlerini, arkadaşlarını toplayıp bu arsayı almışlar. 8 dönüm üzerine 14 ev yaptırmışlar. Serap Hanım’ın üç kız kardeşi, Can Bey’in liseden arkadaşları, kuzenleri birarada yaşamaya başlamışlar.
Bağdat Caddesi çekim merkezi oldu
Evlendiklerinden beri Bağdat Caddesi’ne hep yakın evlerde oturan Gökçebay Çifti, ev almaya karar verdiklerinde ’Mutlaka cadde üzerinde olmalı’ dememiş, ama şanslıymışlar. Serap ve Can Gökçebay, "Cadde bu yakanın çekim merkezi oldu. 1.5 kilometrelik mesafede üç Starbucks, iki D&R açıldı. Caddede birçok markayı yanyana bulmak mümkün. Restoran ve kafelerin sayısı çok arttı. Ayrıca caddenin bir ucundan diğer ucuna yürüyene kadar birçok tanıdığa rastlamak mümkün" diyorlar.
Gayrimenkule yatırım yapıyoruz
Can Gökçebay, gayrimenkule yatırım yaptığını ve gayrimenkuldeki gelişmeleri özellikle takip ettiğini söylüyor. Can Bey, bu konuda şöyle konuşuyor: "Gayrimenkulün metrekare fiyatını çok iyi analiz ederim. Bugünkü fiyatıyla ileride muhtemel fiyatını iyi kıyaslarım. Özellikle ofis ve işyerine yatırım yapmanın kárlı olacağına inanıyorum. Bana göre gayrimenkul en sağlam yatırım."
Emekli olunca evimizin keyfini sürmek istiyoruz
Hem Serap Hanım, hem de Can Bey, caddenin tadını henüz doya doya çıkaramadıklarını söylüyorlar. En büyük arzuları caddede koşturmadan keyifli bir yürüyüşe çıkmak... Emekli olduklarında Maşukiye’deki evin yeşilliğinin, sessizliğinin ve manzarasının yanısıra, Bağdat Caddesi’ndeki dairelerinin keyfini de sürmeyi hayal ediyorlar. Caddede bir uçtan diğerine rahat rahat yürümeyi, tanıdıklarla yolda ayaküstü sohbet etmeyi, kafeler girip kahve içmeyi, mağazalar girip koşturmadan dolaşmayı istiyorlar.
kaynak:hürriyet