Arkadaşımız Nurten Erk Tosuner, bu hafta müzisyen Murat Göğebakan’ın Göksu Evleri’ndeki villasına konuk oldu. Adana’dayken ilk albümünü çıkartmak için 12 yıl önce İstanbul’un yolunu tutan Göğebakan, ilk önce Beşiktaş’ta kiraladığı bir bodrum katında oturmuş. "Bu evde hiç gün yüzü görmedim. Gece mi, sabah mı bilemedim" diyen Murat Göğebakan, son iki yıldır Göksu Evleri’ni mesken tutmuş. Stüdyo, ofis ve evi biraraya toplamış. Böylece, bestelerini kimseyi rahatsız etmeden yapabilme imkanına kavuşmuş.
Anadolu Rock müziğinin yorumcu ve bestecisi müzisyen Murat Göğebakan, yaklaşık iki yıldır İstanbul’un Anadolu Yakası, Göksu Evleri’ndeki müstakil bir evde oturuyor. Liseyi Adana’da bitirdikten sonra 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na giren Murat Göğebakan, 1995 yılına kadar Adana’da yaşamış. 1995 yılında, hayallerini gerçekleştirmek ve bir albüm çıkarmak için İstanbul’un yolunu tutmuş.
12 yıl önce Adana’dan İstanbul’a ilk geldiğinde Beşiktaş’ta bir evde, üç yıl bodrum katında kirada oturmuş. "Orada hiç gün yüzü görmedim. Gece mi, sabah mı olduğunu bilmiyordum" diyen Murat Göğebakan’a daha sonra çalıştığı plak şirketi Etiler’den bir ev kiralamış.
GÖKSU’YA NEDEN TAŞINDIM
Göğebakan, daha sonra Ortaköy’e taşınmış. "Ay Yüzlüm, bereketli bir şarkıydı, bize Ortaköy’de bir ev tutturdu" diyen Murat Göğebakan, Ortaköy’den Göksu Evleri’ne neden taşındığını şöyle anlatıyor:
"Ortaköy dışarıdan çok güzel görünüyor, inanılmaz güzel ama içine yerleşince ne kadar farklı olduğunu gördük. İki yıldan fazla orada oturduk. Son iki yıldır da Anadolu Hisarı’nda Göksu Evleri’ne taşındık. Burada da kiradayız. Son yıllarda ülkedeki gizli krizden dolayı bizim sektörde albümler satmadığı için satışlar, komik rakkamlara geriledi. Stüdyo ayrı, büro ayrı, ev ayrı yerdeydi. Maliyetlerimiz çok yükseldi. Hepsini biraraya toplayalım dedik. Göksu Evleri’nde 320 metrekarelik ikiz villaya geçtik. Evin alt katını ofis, yine alt katın bir bölümünü stüdyo, üst katını da ev olarak kullanıyorum."
ALTTA-ÜSTTE KİMSE YOK, RAHATIZ
Göksu Evleri’nde kirada oturan Murat Göğebakan, burayı müzisyen arkadaşlarından biliyormuş. "Bedenimiz de kira, nasibimizde varsa birgün oturacak evimiz de olur" diyen Göğebakan, şöyle konuşuyor: "Göksu’da birçok müzisyen arkadaşım oturuyor. Ekonomik koşulları da rahattı. Müstakil bir ev olduğu için altta üstte başkası yok. Böylece huzurumuz da var. Böyle bir evde oturarak daha rahat ediyorum. Benim çalıştığım saatlerde yan komşumun rahatsız olup, olmadığını düşünmüyorum. Rahat ediyorum. Özgür yaşamayı seviyorum, ama böyle yaşarken de kimseyi rahatsız etmediğimi biliyorum."
MÜSTAKİL EV ALMAK İSTERİM
Uzun yıllar apartmanlarda yaşadıktan sonra iki yıldır müstakil bir evde huzuru bulduğunu söyleyen Murat Göğebakan, bir gün ev alma imkanı olduğunda da müstakil bir evi olsun istiyor. Murat Göğebakan, "İstanbul’da da birgün evimiz olsun isterim. Nasibimizde varsa o da olur. Silivri’de bir yazlığımız var. İstanbul’da ileride bir evim olursa daire almayı zaten hiç düşünmüyorum. Nasip olursa yine müstakil bir evim olsun isterim. Dairede oturmayı sevmiyorum" diye konuşuyor.
Çıkışı, ’Ben Sana Aşık Oldum’la yaptı
Sanatçı Murat Göğebakan, 1968 yılında Adana’da doğmuş. Anne ve babası Almanya’da çalıştığı için 7 yaşına kadar sürekli Adana-Almanya arasında yaşamış. İlk, orta ve lise öğrenimini Adana da tamamlamış. 1986’da Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na girmiş. Çukurova Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmış. Dergah eğitimi almış, gitar dersleri vermiş ve barlarda çalışmış. 1995’de, hayallerini gerçekleştirmek ve albüm çıkarmak için İstanbul’a gelmiş. 1996’da ’Ben Sana Aşık Oldum’ isimli albümünü çıkarmış ve bu albümüyle büyük bir çıkış yapmış. Kral TV Video Müzik Ödülleri Töreninde ’En İyi Çıkış Yapan Erkek Sanatçı’ ödülünü almış. Ardından Sindoma Müzik kurulmuş. Bu şirketten ’Sen Rahatına Bak’, ’Tek Suçum Seni Sevmekmiş’ ve ’Merhaba’ isimli albümlerini çıkarmış. 2000 yılında Sema Bekmez ile evlenmiş. 2002’de çıkardığı ’Ayyüzlüm’ albümüyle MÜYAP’ın En Çok Satan Albüm Ödüllerine layık görülmüş. Ardından çıkardığı "Yaralı" ve"Sana Olan Aşkım Şahit" isimli albümleriyle başarısını devam ettiren sanatçı, bu süre içerisinde "Hasan’dan Olma Hatice’den Doğma Murat Göğebakan" isimli bir de kitap çıkardı.
Yılda 100 konser için 70 bin km gidiyorum
Yılda ortalama 70-100 konser veren Murat Göğebakan, Amerika’dan Kanada’ya bir çok ülkeye gidiyor. Kültürel derneklerin, Kültür Bakanlığı’nın organizasyonlarıyla düzenlenen konserlere gittiğini belirten Murat Göğebakan, "Ömrümüz konserlerde, yollarda geçiyor. Yılda ortalama 50-70 bin kilometre yol yapıyorum. Bu yüzden işin dışında olabildiğince kendim için de yaşamak istiyorum" diyor.
Manto sayesinde ucuza ısınıyoruz
Murat Göğebakan, sürekli yaşanılan bir evin yalıtımının da çok önemli olduğuna dikkat çekerek, şunları söylüyor: "Bugün oturduğumuz evin duvarları mantolanmış. Dolayısıyla müstakil olmasına rağmen ciddi bir yakıt giderimiz yok. Doğalgazla ısınmanın öyle astronomik rakamları da olmuyor. Yalıtımsız bir binada otursaydık ısınma maliyetimiz çok yüksek rakamlara ulaşabilirdi."
Gayrimenkul en iyi yatırım
Türkiye’nin belirsiz bir ülke olduğunu söyleyen Murat Göğebakan, "Türkiye gibi bir ülkede bence dünyanın en iyi yatırımı, gayrimenkule yapılan yatırımdır. Belirsiz bir ülkede yaşadığımız için çok fazla kredi yüküne girmek istemiyorum. İstanbul’da bir evim olsun isterim. Ancak bu evi bir arsa alıp üzerine kendim yapmayı planlıyorum."diyor.
Felsefi kitaplar okurum, haftada bir sinemaya giderim
"Hayatımda magazine yer yok" diyen Murat Göğebakan, evde olduğu zamanlarda televizyon izlemeyi, film seyretmeyi seviyor. Felsefeye meraklı olan Murat Göğebakan, fırsat buldukça felsefe kitapları okuyor. İstanbul’da olduğu zamanlarda haftada bir mutlaka sinemaya gitmeye çalıştığını belirtiyor. Tatillerini genellikle kış aylarında yapan Göğebakan, işi geride bıraktığı bu özel günlerde yurtdışını tercih ediyor. Galatasaraylı olan Murat Göğebakan, sadece Galatasaray’ın maçlarına gittiğini söylüyor. Ancak iş Şampiyonlar Ligi’ne gelince değişiyor. Hangi Türk takımı olursa olsun Şampiyonlar Ligi maçlarına gittiğini belirtiyor.
Köpek ve kedilerimle mutluyum
Murat Göğebakan ve eşi Sema Hanım, hayvanları çok seviyor. Evinde iki kedisi bir de köpeği var. İki kedisinden biri sürekli ofiste ve bahçede vakit geçiriyor, hiç yerinde duramıyor. Diğeri ise aksine sürekli üst kattaki evde ve hiç evden çıkmayan tipik bir ev kedisi. Öyle ki evden çıksa kaybolur diye gözünün içine bakılıyor. Köpeğine gelince, o Murat Göğebakan’ı görünce gözü kimseleri görmüyor. O ne derse sadece ona odaklanıyor, yabancılarla ilgilenmiyor bile. Murat Göğebakan, "Hayvanları çok seviyorum. Köpeğim ve iki kedimle bu evde birlikte yaşamaktan çok mutluyum" diyor.
kaynak:hürriyet