Etnik stiller, kentsel ya da kırsal, spontane ya da düşünülerek yaratılmış birçok farklı detaydan oluşan geniş bir repertuvar sunuyor. Birkaç parça Hint kumaşı pencerelere otantik bir dokunuş getirir. Farklı boyda Afrika maskları ortama egzotik bir hava katar.
Neyin iyi göründüğüne dair içgüdüleriniz dışında uymanız gereken hiçbir kural yok. Farklı kıtalardan etnik izler seçecekseniz, her birinin genel mimari özellikleri sizi yönlendirecektir.
Afrika
Afrika kıtasında her şey her zaman göründüğü gibi değildir. Yaratıcılığı kamçılayan tek bir kelime vardır; ‘‘ihtiyaç’’. Yaşam kapıların dışında, sokaklarda devam eder ve mimari açıdan Afrika size sadece çamurdan kulübeleri çağrıştırabilir. Ancak bu kulübelerin tarzı bile her kabileye göre farklılık gösterir.
Peki mimari tutkuların yerel olanlarla sınırlı olduğu bu dünyada, insanlar ne tip evler inşa ediyorlar? Kuzey bölgelerde, örneğin Fas’ta pişirilmemiş topraktan yapılan kiremitler kurumaları ve sertleşmeleri için güneş altında bırakılır ve binaların ana inşaat malzemesini oluşturur.
Japonya
Japonya’da mekán tasarımcılarının yaklaşımları, seçtikleri malzemeyle özetlenebilir. Geleneksel Japon aile evi, çoğunlukla birbirine iple bağlanmış kiaki ağacının sazlarından yapılan çatısı ve tatami hasırlı zeminiyle aile ruhunun etrafında yoğunlaşan yaşamın güçlü sembolü olarak kalmıştır.
Japon çağdaş evi ise, beton, paslanmaz çelik ve seramik kullanımları kimi zaman şiirsel, kimi zaman ürkütücü, hatta bir ambara benzeyen görünümüyle, yeni ev stilini, kalabalık endüstri kentlerine karşı siper olarak yansıtır.
Çiçek düzenlemesi, Japon iç mekánlarında çok önemlidir. Geleneksel Japon tarzında iç dekorasyon sanatı, mevsimlerin duyarlılığına, düzenlenen sosyal olayın doğasına, misafirlerin kişiliklerine ve ilgi alanlarına göre değişir.
Hindistan
Uzun ve beyaz kışlardan yakasını kurtaramayan Himalayaları, susuzluktan kıvranan Büyük Yayla’yı, İndus ve Ganj nehirlerinin verimli vadilerini, Muson rüzgarlarını bekleyen Güneybatı çöllerini ve ayak ucunda tropik cennet Sri Lanka’yı kucaklayan Hint yarımadası, adeta bir duyular ülkesidir.
Hindistan, mobilya kullanmayan ülke olarak da bilinir. Yataklar gün ağardığında yuvarlanılarak kaldırılan ince matrislerden oluşur. Yaz gecelerinde, yatakların damlara ya da balkonlara taşınmasıyla yıldızlardan oluşan doğal bir örtü altında uyunur.
Yemek yemek için masa ya da sandalyeye gerek duyulmaz, çünkü yemek yerdeki taşların üzerine oturularak yenir. Eşyalar küçük kutularda, çekmecelerde veya kuş - çiçek resimleriyle süslenmiş ince valizlerde saklanır. Ender olarak taşınabilir mobilyalara rastlanır.
Her tasarım bir anlam yüklüdür. İç mekán ile dış mekán arasındaki olağan ayrımı hissetmek mümkün değildir. Tek katlı bungalovlarda dövme demirden yapılmış dekoratif pencere çerçevelerine rastlanır, ancak bu pencerelerin çoğunda cam yoktur. Avlu evlerinin pencereleriyse genellikle bütün gün ve hatta geceleri açık durur.
İnsanlar zamanlarının çoğunu bambu perdelerle süslenen verandalarda geçirirler.
Meksika
Kuru ve tozlu toprağın başlıca inşaat malzemesi olduğu tüm yeryüzü parçalarında olduğu gibi, Meksika dekorasyonunun cüretkar ve neşeli ruhu da çoğunlukla kendini duvar boyalarında ifade eder.
En alçakgönüllü kulübe bile, iç ve dış duvarlarına uygulanan cesur renklerdeki yaratıcılıkla büyük bir konağı gölgede bırakabilir. Şerbet sarısı ile birleşen elektrikli kobalt mavisi, parlak Meksika stilinin tipik örneklerindendir. Beyaz ve toprak tonları, temel renkler olarak, alacalı seramikler, çok renkli heykeller, kırmızı, turuncu ve morla yıkanmış duvarlar, ateşli begonvillerden meydana gelen geniş paletle bütünleşir.
Boyalar, taşlar ve fresk panellerin yarattığı bordürler de mimari detayları oluşturur. Tipik bir Meksika evi, seramik ya da çakıl taşı kaplı bir avluyu çevreler. İçinde birkaç sandalye, üzerine iki yastık atılmış bir hamak ve bu dekora hayat veren çiçekli saksılar var. Gölgeli odalarında fazla mobilya bulunmaz. Yine de mevcut olanlar şaşırtıcı bir şekilde dikkat çeker.
Terra cotta zeminle alay eden pembe bir kilim, kıpkırmızı bir masa örtüsü ya da fosforlu sarı bir tabak rafı. Ağır oymalı ve bölmeli ahşap mobilyalarda İspanyol etkisi görülür. Biçimli dolaplar ve büyük boyutlardaki şifoniyerler ortama egemen olur.
Renk ve kitsch’in bu durmak bilmez kutlaması, insan ruhunun tozlu, tek renkli, doğal yaşam karşısındaki yaratıcı müdafaasıdır.
Şimdi Action zamanı!
İtalyan markası Calligaris’in yeni ürünü Action masa sistemi, kreatif tasarım, işlevsellik ve maksimum konfor üzerine kurgulanmış. Action, tek bir hareketle açma kapama özelliğine sahip. Ayrıca tek ya da çift taraflı açılma imkanı da var, böylece masa boyutu kullanıcı sayısı kadar ayarlanabiliyor. Tel: (0212) 675 11 55