| |

Hayatımız renkler olmadan ne kadar tek düze olurdu bir düşünün. Kışın kasvetli bir havada pencereden bakmakla, yazın güneşli havada dışarıyı seyretmek kadar ayırt edilebilir olurdu herhalde. Biri sizi iç dünyanıza çevirerek sıcaklık arayışına sokarken, diğeri pozitif bir rahatlık ve mutluluk verir. Doğadaki renkler de yaşamımızı bu şekilde etkilerler; çimenlerin parlak yeşili ile yaprakların koyu yeşili ve çiçeklerin sarısı, gökyüzünün mavisi... çevremizde hayatımızı güzelleştiren renkleri görürüz hep. Duvarlarımızı renklerle giydirir ve dikkatlice perde, kumaş, döşeme ve aksesuarlarımızı da duvar renklerine göre seçeriz çoğu zaman. Fiziksel veya psikolojik, insan hayatında hep önemli olmuştur renkli dünyalar yaratma isteği. 'Evlerimizde renk dinamikleri' adlı kitapta şöyle yazıyor; "Rengin endüstride, eğitim kurumlarında, ofis binalarında kullanımı, onun içindeki enerjiye bağlıdır. Renk, ışık formunda elektromanyetik spektrumun bir parçasıdır. Göze çarpmasındaki çeşitlemeler, beyinsel, sinirsel ve müsküler aktivitelerİ etkiler. Örneğin; araştırmalar gösteriyor ki, olağan ışığın altında vücuttaki kas aktivitesi yirmi üç .deneysel birimden oluşurken, mavi ışık altında bu birim oldukça artar, sarı otuz birime yükseltirken, yeşil düşürür. Kişiyi bu renklerden herhangi birine maruz bıraktığınızda beş dakika içinde bile beyinsel ve müsküler aktivitesi değişir".
Anlaşıldığı gibi, çevrenizdeki renkler kişi üstünde derin bir etki bırakır, bu sebeple dikkatle değerlendirilmeleri gerekir. Ofislerde, doğru renklerin kullanımıyla işe geç gelme oranının azaldığı, moral, motivasyon ve rahatlığın ise büyük ölçüde arttığı gözlemlenmiş örneğin.
Renklerin çevreye etkisinden bahsedecek olursak, ideal parlaklık özelliklerine ulaşmak mümkündür. Bunun için tavanlar, neredeyse istisnasız beyaz olmalıdır. Direkt olmayan ışığın yansıtılması için, direkt ışık sistemlerinde, eşyalarla çevresindeki kontrastı azaltmak için bu gereklidir. Beyaz, nötr olduğu için psikolojik olarak daha az ilgi çeker ve konsantrasyonu artırır. Sıra odanın duvar rengine geldiğinde ise, odanın ev içindeki konumunu ve rolünü ortaya çıkarmak faydalı olur. Sürekli kullanılan bir oda için pastel renkler uygun olur. Renk, çevremizle kurduğumuz İlişkinin belirlenmesinde en önemli faktörlerden biri. Diğer herhangi bir unsurdan daha başarılı olarak renk monoton ve basit bir mekanı canlı bir mekan haline dönüştürme gücüne sahiptir.
Doğa renk kullanımını keşfetmek için çoğu zaman en iyi öğretmendir diyebiliriz.
Yeşil; paylaşımın, işbirliğinin, uyumun ve cömertliğin rengi. Yeşilin hakim olduğu bir ortam yatıştırır, güven ve huzur verir. Özgürlük ise onun doğal enerjisidir. Yeşil, yaşamın, yenilenmenin ve evrimin rengidir.
Mekanda kullanımından bahsedecek olursak, yeşil rengin açık tonları yemek pişirilen lezzet mekanı mutfak için uygundur. Koyu tonların ise zemin döşemesinde, fayanslarda kullanılması uygun olur. Avlu, giriş gibi alanlarda kullanıldığında ise yeşilin huzur verici etkisi ortaya çıkar. Doğanın rengi yeşil hayatın ve yaşamın rengi. Pek çok dinde yeşil renk, ölümsüzlük ve İnancı da temsil eder.
Yeşil ve yeşil tonlarının tamamlayıcı rengi ise fuşyadır. Fuşya, tüm renklerin en zarifi olarak kabul edilir. Bu göz alıcı renk idealizmi temsil eder. Saygı, minnettarlık ve sadakat kavramlarıyla bağlantılıdır. Enerjisi anlayış ve olgunluğu getirir. Yumuşak, sıcak ve koruyucu özelliklere sahiptir. Sevginin, şefkatin ifadesidir fuşya.
Fuşya ayrıca kullanıldığı mekanlarda güven duygusu verir. Açık tonları, gül pembesi ve somon banyo ve yatak odalarında kullanılır. Sakinleştirici etkiye sahiptir. Saldırganlığı yok eder. Tamamlayıcısı yeşille birlikte daha etkili bir görünüm kazanır. |
|