
|
|
 |
 |
 |
 |
| |
Şehrin lüksü sayfiyenin huzuru...
-
2007.3.25
|
| |

Kempinski Barbaros Bay Bodrum'un dekorasyonu şehir hayatının tüm lüksünün ve dinamizminin, 'tatil mekanlarına' nasıl duru ve dingin bir şekilde aktarılabileceğinin bir kanıtı gibi. 5500 metrekarelik Six Senses Barbaros Bay Spa, 147 lüks oda, 24 junior ve senior suit, 200 metrekarelik 2 özel suit, 36 residence, 5 restoran, 3 bar ve bir gece kulübü... Kempinski Hotel Barbaros Bay'in büyüsü ve farklılığı bu rakamlarla sınırlı değil. Bodrum'un tüm bakirliğini ve güzelliğini bozulmadan koruyabilmiş Yalıçiftlik - Barbaros Koyu'nda geçen sezon açılan Kempinski Hotel Barbaros Bay manzarası, dekorasyonu ve atmosferiyle görsel bir şölen sunuyor ziyaretçilerine. Four Seasons, Ritz - Carlton, Radisson SAS ve son olarak Nişantaşı Sofa Otel'in de iç mimarı olan Sinan Kafadar ile etnik ve oryantal detayları modern formlarla uyum içerisinde kullandığı Kempinski Hotel Barbaros Bay'de konuştuk...
Projeye nasıl başladınız?
Bu proje bize 2 buçuk yıl önce geldi. Bu proje için bize gelindiği zaman yatırımcı grup Kempinski ile çalışmaya karar vermişti. Tasarlama ve uygulamadan açılışa kadar 2 buçuk yıl sürdü. 6-8 kişilik bir ekip olarak tasarım aşamasında 1 yılı geçen, şantiye de bir o kadar çalıştık.
Otel iç mimarisinde en önemli öğe, yatırımcının ne istediğini bilip bilmemesiyle alakalı. İsteklerini bize anlatabildiği oranda biz tasarlayabiliyoruz. Çünkü bu işletme modeline bağlı olarak birşeyi tasarlamanız gerekiyor. Bu öncelikle süit ve standart oda yüzdesiyle başlıyor. Bu nasıl satacağınıza bağlı olarak tasarlanıyor. Otel iç mimarisinde zevk çok önemli ama en önemlisi bu makineyi işletecek olan öğelerin biraraya gelmesi O da taleplerin bize doğru akmasıyla olabilir. Burası da kendi aramızda kullandığımız tabirle, 'konfeksiyon' değil.
Proje nasıl gelişti?
Vurgulamaya çalıştığımız şey şuydu yerde parke kullanalım, hiç perde kullanmayalım, panjur kullanalım, o resort hissinin artıran birşey perde olmaması. Klozetin ayrı olması ve banyonun mümkün olabildiğince odanın bir parçası olmasını istedik o yüzden banyo kapısı olarak iki tane çift kanat yaptık ve onlar dilediğiniz zaman yanda açık şekilde duruyor. Eğer bir mahremiyet hissi yoksa ve açık kalacaksa sirkülasyon rahatlıyor ve banyo odanın bir parçası haline geliyor. Örneğin cam önündeki sedir oryantal bir hava vermesi açısından tercih edildi. Genel olarak odayla ilgili fikrimiz buydu. Bir de tavanda bir pervane var ve onun arkasında da ahşap panel var ve yatak panelinin üzerindeki bazı motifler çok gözüne sokmadan Türkiye olduğunu, oryantal bir yer olduğu hissini vermek istedik. Benim mantığımda birdenbire vahiy yoluyla gelen bir iş değil. Vermek istediğiniz bir his var ve ben hangi elemanları kullanarak bu hissi verebilirim diye düşünüyorsunuz. Odadaki resort hissini çok kuvvetlendiren elemanlardan biri gördüğünüz beyaz panjur ve kepenk olayı. Ayrıca Türkiye'de olduğunu hissettirecek unsurlar yatak başı, tavandaki motif, kapılardaki mavi çiniler...
Renkler?
Odalarda aydınlık ve beyaz, ortak kullanım alanlarında daha suskun ve iddiasız renkler seçildi. Özel bir sebebi yok, çünkü bu mekan böyle bir şeyi kaldırır gibi hissettim. Gün içinde gözünüz güneşten çok etkilendiği için iç mekanlarda açık renk bilerek kullanmamaya çalıştım çünkü gözünüzü dinlendirmeye ihtiyacınız oluyor.
Mobilyalar ve aksesuarlar nasıl seçildi?
Odalardaki tablolar Ergin Atlıhan tarafından otel için özel olarak yapıldı. Hepsi orijinal.
Lobideki bazı mobilyalar Amerikan malı, ama çok az. Onun dışında Chill out lounge'dakiler gibi mobilyalar Uzakdoğu'dan geldi. Geri kalan çoğunluk ise yerli. Genelde Türk inşaat- iç mimari-dekorasyon sektörü herşeyi yapmaya muktedir. Bir dönem 'ithal iyidir' gibi bir inanış vardı, artık böyle birşey söz konusu değil.
Ne tür malzemeler kullanmayı tercih ettiniz?
Burada belli bir oranda ahşap kullandık. Ama kimi zaman renklendirilmiş, kimi zaman odalardaki gibi beyazlatılmış. Kimi zaman doğal haliyle. Mekanlarda paslanmaz çelik yerine bronz bitişli elemanlar kullandık, çünkü daha dingin bir hava veriyor. Bu otel sadece Mayıs-Eylül arası kullanılacak bir otel olsaydı, çok farklı olabilirdi, bol ahşap kullanımı ve bu renk seçimleri de bundan.
Spa'nın mimarisi naısl ortaya çıktı?
Öncelikle otelin açık havuzunun platformunun yapılabilmesi için aşağıda oldukça büyük bir alan çıktı. Ritmik olarak devam eden sekizgenler tamamlayan dairesel kolonlar var. Spa'da o kolonların içine giren bir planlama yaptık, yani honeymoon suite, hamam gibi bölümlere ayrıldı. Malzeme seçimindeki kriter ise mümkün olduğunca sade yapmaktı. Örneğin kapılar çok değişik, turkuaz fırçalanmış bir meşe. Havuz yine alışılmamış bir formda, dairesel olması sebebiyle biraz Roma hamamı gibi, düz yüzmeye imkan vermese de eğlenceli. Odaların da her biri farklı renk.
Bodrum'da Kempinski stilini nasıl yansıttınız?
Burada bir stil olmasına gerek yok. Sadece uluslararası anlamda müşteriyi rahat ettirecek belli bir standartta dekorasyon yapılması gerekiyordu ama illa da belli bir dönemi hatırlatması gerekmiyordu. Kempinski'nin 'bu oteli böyle yapın' gibi bir dayatması yoktu, hedef bu profili rahat ettirecek bir yer yapmak. Bir dereceye kadar lokal hissini vermek var ama bir yerden sonra öyle bir talep yok.
Çok otel projesi tasarlamanın sizin için bir avantajı var mı?
Zor olan kısmı insanın kendini tekrarlamaması. Benim projelerim de aralarında farklılaşıyor. Örneğin en yenilerinin arasında, Ortaköy'de Radisson sas, Nişantaşı'nda Sofa, ve Kempinski Barbaros Bay, hepsi birbirinden farklı. Sofa'da örneğin, day spa gibi başka bir konsept var. Nişantaşı havasına daha uygun, burası ise bambaşka.
Otel projelerinde tasarım stilinizi yansıtabiliyor musunuz?
Kendi yaşadığım mekan için tasarım stilim var, fakat otel projelerim için bir stilim yok. Olamaz çünkü burada çok milyonlu bir iş konuşuyoruz, 1000 kişilik mekanlardan bahsediyoruz. Hiç birinde 'Ben istedim, böyle yaptım' diyemezsiniz. Mantığı olduğu müddetçe bir çok farklı tarzda bir iş yapabilirim. Ama bir nedeni, işlevi olması gerek. Herşeyin arkasında bir mantık aramak zorundayım, önce bir sebebi olması gerek.
Otel projeleriyle tanınan bir mimar olarak, sizin en çok beğendiğiniz oteller hangileri?
Ben bu soruya cevap veremem (gülüyor) Bana göre, benim tasarlarken kendi taşıdığım endişeleri taşıyan bir yer olması çok önemli. Bazen memnun oluyorsunuz, biraz megoloman birşey olarak algılanabilir ama çok eleştirebiliyorsunuz. Ben otelciliği çok gizemli buluyorum. Hep yeniymiş gibi görünmesi gereken birşey. Otelciliğin rahatlık dışında bir de şov kısmı var.
|
|
| |
Haberin Okunma Sayısı:
437 |
| |
|
| |
Bu Habere Daha Önce Hiç Yorum Yapılmamış
|
| |
Rastgele 10 Haber |
| |
|
| |
Taglar |
| |
Şehrin, lüksü, sayfiyenin, huzuru..., , ev |
|
 |
 |
 |
 |
|
|